YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12105
KARAR NO : 2013/13509
KARAR TARİHİ : 04.06.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, iş sözleşmesinin işverence geçerli nedene dayanılmaksızın feshedildiğini ileri sürerek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkili firmanın 2008 yılından itibaren baş gösteren ekonomik krizden etkilendiğini, şirket paylarının büyük çoğunluğunun dava dışı … Gazetecilik A. Ş. satıldığını ve müvekkiline ait gazetenin bir çok bölümünün…Gazetecilik A.Ş. bünyesindeki bölümlerle birleştirildiğini, istihdam fazlası nedeni ile bir çok işçinin iş sözleşmesi feshedilmiş ise de ekonomik sıkıntının atlatılamadığını ve bu nedenle başvurulan yeniden yapılanma sonucunda davacının çalıştığı pozisyona olan ihtiyaç ortadan kalktığından ve çalıştırılabileceği bir başka uygun pozisyonda bulunmadığından iş akdinin geçerli nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir
Mahkemece yapılan ilk yargılama sonucunda; taraflar arasındaki iş sözleşmesinin, davalı işverence geçerli nedene dayanılmaksızın feshedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. İlgili karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ve yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 22. Hukuk Dairesi’nin 2012/2341E- 2011/16313 sayılı ve 10.07.2012 tarihli kararı ile, davalı tarafa delillerine ibraz etmesi için süre tanımadan, delil bildirmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğu, her ne kadar emsal nitelikteki dosyalar üzerinden fesih sebebine ilişkin inceleme yapıldığı anlaşılmakta ise de her davanın kendi delilleri toplanarak değerlendirilmesi gerektiği, davacı tarafından Bakırköy 5. İş Mahkemesinin 2011/408 esas sayılı dosyası üzerinden işveren aleyhine açılan hizmet tespit davasına ait dosya incelenmeksizin, hizmet süresinin 01.11.2002-31.05.2011 tarihleri arasında gerçekleştiğine ilişkin mahkeme kabulünün hatalı olduğu belirtilerek karar bozulmuştur.
Yerel mahkeme bozma ilamına uyulmasına karar verdikten sonra, davacının hizmet süresinin belirlenmesi açısından bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve yapılan yargılama sonucunda, davacının iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğinin işverence ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış olanaklarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini olanaksız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir.
İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma olanaklarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir.İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut uyuşmazlıkta, davalı iş veren tarafından ekonomik kriz nedeni ile şirket hisselerinin el değiştirmesi ve buna bağlı olarak gerçekleşen yeniden yapılanma sonucunda, davacının görevine ihtiyaç kalmaması nedeni ile iş sözleşmesinin feshedildiği ileri sürülmüştür . Bozma ilamından sonra, sadece davacının hizmet süresinin belirlenmesi yönünde araştırma yapılmıştır .Yerel mahkemece, davalı tarafça dosya içerisine ibraz edilen gelir gider tabloları, bilançolar, organizasyon şemaları gibi deliller değerlendirilerek fesih sebebine ilişkin bir inceleme yapılmamıştır. Kararın gerekçesinde hangi delile ne şekilde üstünlük tanındığı açıklanmaksızın, davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuştur.
Bozma kararına uyulmasına rağmen, ilgili ilamda işaret edilen eksikliklerin tamamlandığından bahsedilemez . Davalının delil listesinde keşif deliline dayandığı da dikkate alındığında, gerekirse işyerinde keşif icra edilerek fesih öncesinde davalı firmanını ekonomik bir sıkıntı yaşayıp yaşamadığı, buna bağlı olarak alınan işletmesel kararlar gereği organizasyon yapısında değişiklik yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise davacının görevine olan ihtiyacın ortadan kalkıp kalmadığı araştırılmalı, gerekirse eğitim verilerek davacının bir başka görevde değerlendirilme imkanın bulunup bulunmadığı ve fesih gerekçesinde tutarlı davranılıp davranılmadığı da bir değerlendirmeye tabi tutularak sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeye dayalı karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 04.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.