Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/12743 E. 2013/14183 K. 12.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12743
KARAR NO : 2013/14183
KARAR TARİHİ : 12.06.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, istatistiğin iptaline ve davalı sendikanın gerçek üye sayısı ile iş kolunda çalışan toplam işçi sayısının ve işçi sayısına oranla gerçek yüzdelerin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; 26.01.2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 2 nolu gıda iş kolunda Öz Gıda-İş Sendikasının üye sayılarının ve yüzdelerin gerçeğe uygun olmadığını, derdest yetki tespit davalarının dikkate alınmadığını, mükerrer üyeliklerin, istifa etmesine rağmen bir ayı doldurmayan üyeliklerin göz önünde bulundurulmadığını, buna karşılık farklı işkolunda yer alan işyerlerinden yapılan üyeliklerin, emeklilerin üyeliklerinin, noterlik kanuna aykırı üyeliklerin hesaplamaya esas alındığını iddia ederek söz konusu istatistiğin iptaline ve davalı sendikanın gerçek üye sayısı ile iş kolunda çalışan toplam işçi sayısının ve işçi sayısına oranla gerçek yüzdelerin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … vekili; davacı tarafın itiraz dilekçesinde somut delillere yer vermediğini, üye sayısının ve oranların belirlenmesinde teknolojik imkanlar kullanılarak Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarının düzenli alınması ile günlük kontrol yapıldığını, iddiaların dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Sendika vekili; davacının iddialarının soyut ve mesnetsiz olduğunu, davacının daha önce de işkolu istatistiğine itirazları olduğunu, en son Ocak 2009 istatistiğine itiraz ettiğini, Temmuz 2009 istatistiğine itiraz etmemesi neticesinde hukuki yararının da kalmadığını, bakanlık tespitinin doğru olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Davacı tarafından işkolu istatistiğine itirazın süresi içinde yapılıp yapılmadığı çözülmesi gerekli hukuki problemi oluşturmaktadır.
6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 41. maddesinin 5. fıkrasında, “Bir işkolunda çalışan işçilerin yüzde üçünün tespitinde Bakanlıkça her yıl ocak ve temmuz aylarında yayımlanan istatistikler esas alınır. Bu istatistiklerde her bir işkolundaki toplam işçi sayısı ile işkollarındaki sendikaların üye sayıları yer alır. Yayımlanan istatistik, toplu iş sözleşmesi ve diğer işlemler için yeni istatistik yayımlanıncaya kadar geçerlidir. Yetki belgesi almak üzere başvuran veya yetki belgesi alan işçi sendikasının yetkisini daha sonra yayımlanacak istatistikler etkilemez.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Aynı maddenin 6. fıkrasında, “Yayımından itibaren on beş gün içinde itiraz edilmeyen istatistik kesinleşir. İstatistiğin gerçeğe uymadığı gerekçesiyle bu süre içinde Ankara İş Mahkemesine başvurulabilir. Mahkeme bu itirazı on beş gün içinde sonuçlandırır. Mahkemece verilen karar, ilgililerce veya Bakanlıkça temyiz edilebilir. Yargıtay temyiz talebini on beş gün içinde kesin olarak karara bağlar.” hükmü yer alırken 7. fıkrasında ise, “Bakanlık, yetkili sendikanın belirlenmesinde ve istatistiklerin düzenlenmesinde kendisine gönderilen üyelik ve üyelikten çekilme bildirimleri ile Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılan işçi bildirimlerini esas alır.” denilmiştir.
Diğer taraftan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun basit yargılama usulüne ilişkin 322. maddesinin yollamada bulunduğu aynı Kanun’un 118. maddesinde davanın kayıt tarihinde açılmış olacağı belirtildikten sonra 120. maddesinde “Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır.” hükmüne yer verilmiştir. Yine Aynı Kanun’un 445. Maddesinin 2. fıkrasında, “Elektronik ortamda, güvenli elektronik imza kullanılarak dava açılabilir, harç ve avans ödenebilir, dava dosyaları incelenebilir. Bu Kanun kapsamında fizikî olarak hazırlanması öngörülen tutanak ve belgeler güvenli elektronik imzayla elektronik ortamda hazırlanabilir ve gönderilebilir. Güvenli elektronik imza ile oluşturulan tutanak ve belgeler ayrıca fizikî olarak gönderilmez, belge örneği aranmaz.” düzenlemesi yer almıştır.
Somut olayda itiraz konusu işkolu istatistiği 26.01.2013 tarihli 28540 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmış olup onbeş günlük dava açma süresi 10.02.2013 tarihinde sona ermektedir. Son gün tatil günü olan Pazar gününe denk geldiğinden 6100 sayılı Kanun’un 92. ve 93. maddeleri gereğince itirazın yapılabileceği son gün 11.02.2013 günü olmaktadır.
Mahkemece tevzi formundaki 15.02.2013 tarihi dikkate alınarak dava açma süresinin geçirildiği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Ancak dosya kapsamında yer alan mutemet alındısı, tevzi formu ve UYAP verileri birlikte incelendiğinde; UYAP kayıtlarında 11.02.2013 tarihinde 2013/209 muhabere numarasında dava açılış kaydının bulunduğu, başvurma harcı ile peşin harcın da bu tarihte İstanbul 13. İş Mahkemesi Birim adıyla 2013/209 muhabere evrakı numarasına yatırılmış olduğu, dosyanın Ankara 12. İş Mahkemesine 15.02.2013 tarihinde tevzi edildiği görülmektedir.
Mahkemece UYAP’da kaydı gözüken İstanbul 13. İş Mahkemesi, 2013/209 muhabere numaralı evrakın içeriği araştırılıp sonucuna göre davanın süresinde açılıp açılmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Eğer söz konusu muhabere evrakı içeri ile dava içeriği örtüşüyorsa yukarıdaki açıklamalar ışığında dava süresi içinde açılmış olacağından davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi isabetsiz olacaktır. Bu halde mahkeme tarafından itirazın esası incelenip değerlendirildikten esas hakkında karar verilmelidir. Eksik incelemeye dayalı hükmün belirtilen nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 12.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.