Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/12962 E. 2013/14184 K. 12.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12962
KARAR NO : 2013/14184
KARAR TARİHİ : 12.06.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, 2.000,00 TL ikramiye alacağının, dava tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte ve 1.000,00 TL masraf alacaklarının da dava tarihinden itibaren kanuni faizi ile birlikte ödenmesini dava ve talep etmiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … arafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin dava dışı Ataköy Otelcilik A.Ş. unvanlı işyerinde çalışmakta iken üyesi bulunduğu Oleyis Sendikası’nın 10.05.2009 tarihinde yapılan olağan genel kurul seçimlerine katıldığını ve profesyonel yönetici olarak şube başkanlığı görevine getirildiğini, müvekkilinin bu görevinin 13.06.2010 tarihinde yapılan seçimlere katılmamak suretiyle sona erdiğini, müvekkilinin profesyonel sendika yöneticisi olarak aylık net ücretinin 2.000,00 TL olduğunu ve ayrıca yılda dört tam maaş tutarında ikramiye uygulaması bulunduğunu, davalı sendikanın ekonomik durumunu bahane ederek ve sendika içi çekişmelerden hareketle müvekkilinin 01.07.2009-13.06.2010 tarihleri arasını kapsayan birikmiş ücretleri ile ikramiyelerini ödemediğini, ayrıca bu dönemde sendika için kendi cebinden masraf yapmak zorunda kaldığını, iddia ederek ücret, ikramiye alacağının, masraf alacaklarının faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 10.05.2009 tarihinde yapılan Oleyis Sendikası Marmara Bölge Şube Kongresinde yönetici olarak seçildiğini, Sendika Merkez Olağanüstü Genel Kurulunda alınan kararların ve buna bağlı olarak şube kongrelerinin de mahkeme kararı ile iptal edildiğini, bu sebeple davacının sendika yöneticiliği yaptığını söylemenin mümkün olmadığını, Ankara 1. İş Mahkemesinin 23.06.2009 tarihinde kesinleşen kararı uyarınca, göreve gelen yasal yönetimce yapılan genel kurulların geçersiz sayılan genel kurullar yerine yapılmış gecikmiş genel kurullar olduğunu, davacının yeniden yapılan şube genel kurulunda aday dahi olmadığını, davacının bir önceki iptal edilen kongreye ilişkin sendika yöneticiliğinin yok hükmünde olduğunu, ayrıca tüzüğün 19. maddesine göre, profesyonel yönetici olabilmek için merkez yönetim kurulunun bu yönde karar almasının zorunlu tutulduğunu, ancak böyle bir kararın varlığından söz edilmediğini, davacının sendika yöneticisi olmaması sebebiyle, sendika yöneticileri ile ilgili emsal ücret belirlemenin uygun olmadığını belirterek davanın reddine karar verilerek davacı aleyhine %40’dan az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının 10.05.2009 tarihinde yapılan olağan genel kurul seçimlerinde seksenüç oy alarak yönetim kurulu başkanı seçildiği, davacının 10.05.2009-13.06.2010 tarihleri arasında davalı Oleyis Sendikası’nın Marmara Bölge Şubesi başkanı olarak görev yaptığı gerekçesiyle davacının talepleri hüküm altına alınmıştır.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının davalı sendikadan ücret ve ikramiye alacakları bulunup bulunmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 44. maddesinde, “Sendikalar gelirlerini Sendikalar Kanunu ve tüzüklerinde gösterilen faaliyetler dışında kullanamazlar ve bağışlayamazlar.” denilmiştir.
Yine aynı Kanun’un 45. maddesinde, “Konfederasyonlar ile sendikaların ve şubelerinin yönetim kurulu üyeleri ile başkanlarına verilecek ücretler, her türlü ödenek, yolluk ve tazminatlar genel kurul tarafından tespit olunur. Bunlar da yönetim kurulunca faaliyet raporunda gösterilir.” hükmüne yer verilirken sendika tüzüğünün 15/n maddesinde bu husus aynen vurgulanmıştır.
Diğer taraftan davalı Sendikanın tüzüğünün merkez yönetim kurulunun görev ve yetkilerinin düzenlendiği 19. maddesinde; “Genel kurulca kabul edilen bütçenin elverdiği olanakları kullanarak, genel merkez, bölge şube ve şube yönetim kurullarında görev alanlardan, bu yerlerdeki aidat ödeyen üye sayılarını baz alarak, kimlerin ücret karşılığında profesyonel yönetici olarak veya yarı profesyonel yönetici olarak ve huzur hakkı veya ücret karşılığında amatör yönetici olarak görev yapacaklarını belirleyip karar vermek, aldığı bu kararları gerektiğinde iptal edip yeni kararlar almak” merkez yönetim kurulunun görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.
Yine tüzüğün sendika yöneticileri ile çalışanlarının ücretlerinin düzenlendiği 80. maddesinde, “Sendikada ücretle çalışacak yönetici ve personele ödenecek ücret ve diğer ödemeler bütçe ile belirlenir.” denilmiştir.
Sendika ile sendika yöneticileri arasındaki ilişkinin kural olarak vekalet ilişkisi olduğu kabul edilmelidir. Sendika yöneticisine emeği karşılığı düzenli olarak dönemsel ödeme yapılması, çalışmasının kuruma bildirilmesi ve ücret bordrosu düzenlenmesi iş ilişkisinin varlığını göstermez.
Ücret, vekalet sözleşmesinin zorunlu unsuru değildir. Buradan hareketle sendikalarda profesyonel sendika yöneticisi ve amatör sendika yöneticisi olmak üzere iki tip yöneticinin söz konusu olduğunu söylemek gerekir. Sendika yöneticilerine verilecek ücretler ile sağlanacak diğer menfaatleri belirleme yetkisi münhasıran genel kuruldadır. Somut olayda tüzüğün 80. maddesine göre bu belirlemenin bütçeye göre yapılacağı ifade edilmiştir. Öte taraftan tüzükte yöneticilik statüsünü belirleme yetkisi ise yönetim kuruluna bırakılmıştır.
Sendika yöneticilerinin ücretlerinin miktarı, işçi ücretlerinde olduğu gibi sendika, konfederasyon ya da meslek kuruluşlarından emsal ücret araştırması yapılarak ya da tanık beyanlarıyla belirlenemez. Dosyada davacının talep döneminde şube başkanı olarak görev yapıp yapmadığı, yapmışsa profesyonel yönetici mi yoksa amatör yönetici mi olarak çalıştığı,
profesyonel yönetici ise ücreti ve sağlanan diğer menfaatlerin neler olduğu açıklığa kavuşturulmamıştır. Şu halde davacının ücret ve ikramiye talepleri hakkında karar verilmeden önce bu hususlar netleştirilmelidir. Bunun için öncelikle tarafların bahsettikleri genel kurulun iptali davası dosyası, davacının iddia ettiği hizmet dönemine ilişkin şube yönetim kurulu karar defteri, davacının iddia ettiği dönemi kapsayan genel kurulda kabul edilen bütçe, talep dönemine ilişkin genel kurul divan tutanakları, amatör ya da profesyonel sendika yöneticiliğine ilişkin merkez yönetim kurulu kararı ile davacının sendika ile arasındaki ilişkiyi, süresini ve davacıya sağlanan hakları ortaya koyacak diğer belgeler dosya kapsamına dahil edilmelidir. Bundan sonra merkez genel kurulun iptalinin sonuçları değerlendirilerek davacının görevinin ne zaman sona erdiği belirlenmelidir. Bu şekilde davacının fiilen sendika yöneticisi olarak görev yaptığı süre ortaya çıkarıldıktan sonra bunun ne kadarının profesyonel statüde ne kadarının amatör statüde geçtiği tespit edilmelidir. Bu araştırma ve incelemeler neticesinde davacının ücret ile ikramiyeye hak kazandığı tespit edilecek olunursa alması gereken ücret öncelikle bütçe hükümleri, genel kurul ve yönetim kurulu kararları kapsamında belirlenmeye çalışılmalı, bu mümkün olmazsa davalı sendikanın emsal profesyonel yönetici olan şube başkanlarına ne kadar ücret ve ikramiye ödendiği araştırılmalıdır.
Mahkemece belirtilen esaslara aykırı olacak şekilde eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Ayrıca mahkemenin kabulüne göre de, davacı ile davalı arasındaki ilişkinin vekalet ilişkisi olması sebebiyle işçi ücretleri için öngörülen “bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizin” somut olayda uygulanamayacağının göz ardı edilmesi de isabetsizdir. Kararın bu sebeple de bozulması gerekmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 12.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.