YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13362
KARAR NO : 2013/14529
KARAR TARİHİ : 17.06.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin 07.02.2011 tarihinde davalıya ait hastaneler grubunda yurtdışı pazarlama sorumlusu olarak çalışmaya başladığım, işini başarılı bir şekilde yaptığını, uyarı almadığını, başarısının primle takdir edildiğini, 02.04.2011 tarihinde işverence ücretinin düşürülmesinin teklif edildiğini, bu konuda baskı yapılmasına rağmen teklifi kabul etmemesi üzerine haksız disiplin cezaları uygulandığını, dışlandığım, kötü muameleye tabi tutulduğunu, görev bölgesinin değiştirildiğini beyan ederek feshin geçersiz olduğunun tespiti ile ise iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacının yurtdışı pazarlama sorumlusu olarak 07.02.2011-25.05.2012 tarihleri arasında çalıştığını, sorumlu olduğu “C” bölgesindeki ülkelerin cirosunun geçen seneki düzeyin gerisinde kalarak %79 olarak gerçekleştiğini, diğer bölgelerde artışlar olmasına rağmen davacının bölgesinde azalma olduğunu, davacı ile ilgili hasta şikayetleri, hastalar ile ilgili geri bildirimlerin geç yapılması, işin gereği yaptığı yurtdışı yazışmalardaki hatalar dikkate alınarak 4857 sayılı kanunnın 17-18. maddelerine göre iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini, davacı ile davalı arasında belirli süreli sözleşme yapıldığını, 18.maddeye göre işe iade davası açılamayacağını, maaşında indirim yapılmadığını, maktu aylıkla çalıştığını, 1 yıl süre ile ödenmesi kararlaştırılan sabit prim uygulamasına 1 yılın sonunda son verildiğini, işyerinde daha önce kararlaştırıldığı gibi 01.03.2012 tarihi itibari ile hedef bazlı prim sistemine geçildiğini, yapmış olduğu yazışmalardaki sürekli imla hataları ve direktiflere rağmen yöneticisini bilgiye koymaması nedeni ile uyan cezası ile cezalandırıldığını, hastaneye gelen hasta ile ilgili otel rezervasyonlarını zamanında yapmaması sebebi ile kınama cezası ile cezalandırıldığını, performansındaki düşüklük nedeni ile sorumlu olduğu bölgenin değiştirildiğini, performansı yeterli olmayan çalışanın görev alanının daraltılmasının işverenin yönetim hakkı çerçevesinde bir işlem olduğunu, feshe son çare olarak başvurulduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı Kanun’un 18. ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun’un 25.II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 2. fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda, davacının davalıya ait hastanede yurtdışı pazarlama sorumlusu olarak çalıştığı, davacının yapmış olduğu yazışmalarda ve yazışmalardaki çevirilerde sürekli olarak gramer ve imla hataları yaptığı, aktarılmak istenilen bilgilerin müşterilere yanlış aksettirildiği, yabancı hasta ve hasta yakınlarını yeterince bilgilendirmediği, hastalar için yapılması gereken otel rezervasyonunun zamanında yapılmaması nedeniyle hastane yönetimi ile hastalar arasında sıkıntılar yaşandığı, davacı hakkında şikayetlerin olduğu, davacının bu nedenlerle savunmasının alındığı, uyarıldığı ve performansının düşük olması nedeniyle 13.04.2012 tarihine sorumlu olduğu bölge daraltılarak görev yerinin değiştirildiği ancak davanın yapmakla yükümlü olduğu işlerdeki özensizliğinin devam ettiği, davacının iş akdinin davalı tarafından İş Kanununun 18 ve devamı md. Gereğince geçerli nedenle feshedildiği anlaşılmakta olup, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 74,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 17.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.