YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13871
KARAR NO : 2013/16487
KARAR TARİHİ : 04.07.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin işverence haklı ve geçerli sebep olmaksızın feshedildiğini belirterek müvekkilinin işe iadesine ve yasal haklarına karar verilmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin işçinin doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışları nedeni ile 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17 ve 18. maddelerine dayanılarak feshin gerekçesi açık ve net bir şekilde belirtilmek, savunması alınmak ve ayrıca kıdem ve ihbar tazminatları ödenmek sureti ile iş kanunu gereğince geçerli bir sebebe dayanılarak feshedildiğini, sözleşmenin haklı sebeple feshi mümkün olduğu halde işçi gözetilerek geçerli fesih yapıldığını, hak ettiği ihbar ve kıdem tazminatlarının da ödendiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, verilen işe iadeye ilişkin karar, Dairemizin ilamı ile savunma belgeleri yönünden araştırmaya yönelik olarak bozulmuştur. Bozma ilamına uyan mahkeme, işverence savunma olarak sunulan belgenin başlığında görüşme tutanağı yazdığını, bunun teknik anlamda savunma sayılamayacağını değerlendirerek feshin geçersizliğine ve işe iadeye karar vermiştir.
Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
İşçinin geçerli bir feshe neden olabilecek davranışları 4857 sayılı Kanun’un 25. maddesinde öngörülen ve işverene derhal fesih yetkisi tanıyan haklı sebeplerden farklıdır. Yargılama sırasında bu sebeplerin ağırlıkları her olayın özelliğine göre değerlendirilmelidir.
İşçinin iyiniyet ve ahlak kurallarına uymayan davranışı sonucunda iş ilişkisine devam etmek işveren açısından çekilmez hale gelmişse, diğer bir anlatımla güven temeli çökmüşse işverenin haklı sebeple derhal fesih hakkı doğar. Buna karşılık işçinin davranışı taraflar arasında bulunması gereken güven temelini çökertecek ağırlıkta bulunmamakla, iş ilişkisine devamı tam anlamıyla çekilmez hale getirmemekle birlikte, işin normal işleyişini bozuyorsa, işyerindeki uyumu olumsuz yönde etkiliyor ve işverenden bu nedenle iş ilişkisini yürütmesi normal olarak beklenemiyorsa 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18/1. maddesi gereği geçerli fesih hakkı doğar.
Somut olayda, araç ve sistem testleri ekip lideri olarak çalışan davacının iş sözleşmesi işverence, ürün geliştirme genel müdürlüğü yardımcılığına ait test kamyonlarının yakıt alımları ile ilgili olarak yapılan inceleme sonucunda sorumluluğu altındaki test kamyonlarına yakıt alınması konusunda kişisel menfaat sağladığının tespit edildiği ve buna göre ürün geliştirme araç ve sistem testleri ekip lideri olarak görev ve sorumluluklarını yerine getirmediği, sorumluluğu altında bulunan personelin farklı benzin istasyonlarından benzin alma karşılığında para ve kişisel menfaat temin ettiği, sevk ve idaresinde sorumlu olduğu ekip içerisinde vermiş olduğu görevlerin talimatların yerinde zamanında ve beklenen şekli ile gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği konusunda gerekli kontrolleri yapmadığı ve şirket tarafından verilmiş bir imza yetkisi olmadığı halde Ford Otomotiv San. A.Ş’ yi taahhüt altına sokacak şekilde sözleşme imzalayarak üçüncü şahıslara karşı şirketi yetkisiz olarak temsil ettiği belirtilerek ihbar ve kıdem tazminatları ödenerek feshedilmiştir. Davalı delilleri arasında sunulan görüşme tutanağında davacıya bu konularla ilgili işveren yetkilisi tarafından yazılı olarak sorular yöneltildiği ve davacı tarafından da aynı şekilde cevaplandığı görülmektedir. İlgili belge ile işçinin savunmasının alınması koşulunun yerine getirildiği sabittir. Dosya içeriğinde yer alan işyerinde çalışan işçiler ile yapılan görüşmelere ilişkin tutanakta diğer işçiler davacının amirleri olduğunu, test sürüşleri için hangi yakıt istasyonlarından yakıt alınacağını test şoförlerine amirlerinin söylediğini, şu anda yakıt istasyonlarından şoförlerin komisyon almadığını, toplantıda komisyon alınmaması kararı aldıklarını, ama daha öncesinde davacının komisyon alıdığının söylendiğini ifade etmiştir. Yargılama sırasında dinlenen davalı tanığı da, davacının ilk göreve başladığında testlerden sorumlu mühendis olduğunu daha sonra testlerden sorumlu ekip lideri olduğunu ve davacının iş akdinin ona duyulan güven kaybından feshedildiğini, çalıştığı ekibin usulsüz davranışları nedeni ile bu kişilerin iş sözleşmesinin feshedilip işten çıkarıldıklarını, test araçları için yakıt alımlarında dört test şoförünün kendi aralarında komisyon alıp paylaşmış olduklarını davacının bu olaydan haberi olup olmadığına ilişkin herhangi bir kanıt olmadığını ancak yinede yakın olarak çalıştığı bu ekibin usulsüz bulunan davranışlarından haberi olmaması ve bu kişilerle direk çalıştığı halde bunu fark edememesinin güven kaybına sebep olduğunu ve bu nedenle iş sözleşmesinin feshedildiğini beyan etmiştir. Davacının ve benzer konumdaki arkadaşlarının görevi dahilindeki test sürüşlerinde kullanmak üzere yakıt temin ettiği istasyonlardan komisyon aldığı işverence net olarak tespit edilememiş ise de, davacının, işyerinde yürüttüğü iş ve konumu dikkate alındığında, bu yöndeki şüphelerini işverenle paylaşması, en azından şüpheye meydan vermeyecek derecede açık işlemler yapmış olması beklenir. İşçinin davranışı, işyerinde olumsuzluklar yaratacak niteliktedir. Artık işverenden iş ilişkisini devam ettirmesi normal ölçülerde beklenemez. Fesih geçerli sebebe dayanmaktadır ve davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
1-)Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-)Davanın REDDİNE,
3-)Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-)Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 102,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-)Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine kesin olarak oybirliğiyle 04.07.2013 tarihinde karar verildi.