Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/14309 E. 2013/15918 K. 28.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14309
KARAR NO : 2013/15918
KARAR TARİHİ : 28.06.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı işçi, iş sözleşmesinin haklı ve geçerli bir neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı işveren, davacının iş sözleşmesinin sahte belgelerle kredi kullandırdığı ve krediye konu bir taşınmaza değerinin çok üzerinde ekspertiz değeri belirlediği için haklı nedenle feshedildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, feshin haklı ve geçerli bir nedene dayanmadığı gerekçesi ile feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine, işe başlatma tazminatının beş aylık ücret tutarı olarak ve çalıştırılmadığı süre için en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesinin II. bendinde, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığında işverenin haklı fesih imkanının olduğu açıklanmıştır. Yine aynı maddenin II. bendinin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkanı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkanı tanımaktadır.
Somut olayda, davalı işyerinde şube müdürü olarak çalışan davacının iş sözleşmesinin, kredibilitesi zayıf bir şahsa oğlu üzerinden dolaylı olarak 100.000,00 TL kredi kullandırdığı ve kredinin 94.844,00 TL’sinin takibe intikal ettiği, o dönemde krediye konu gayrimenkule aslında 40.000,00 TL olan değerinin çok üzerinde bir ekspertiz değeri belirlediği, ayrıca kredi borçlusu kişiye gerçeği yansıtmayan gelir belgesi düzenleyen başka bir müşteriye 7 farklı şahıs üzerinden 105.000,00 TL tutarlı dolaylı kredi kullandırdığı ve bu kredilerin 10.099,00 TL’lik kısmının takibe intikal ettiği, 7.097,00 TL’ sinin ise gecikmeli ödenmekte olduğu gerekçesi ile 4857 sayılı Kanun’un 25/II-e bendi gereğince feshedildiği anlaşılmaktadır. Feshe konu eylemler davacının şube müdürü olmadan önce banka personeli olarak çalıştığı dönemlerde meydana gelen eylemlerdir. Davalı Banka tarafından yapılan soruşturma üzerine, dönemin şube müdürüne ekspertiz görevi kendisine ait olmasına rağmen davacıya devrettiği için kınama cezası verilirken, davacının iş sözleşmesi feshedilmiştir. Mahkemece davanın kabulü ile davacının işe iadesine karar verilmiş ise de, feshe konu eylemler hakkında davacının sorumluluğunu ortaya koyacak şekilde bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Davalı bankaya ait kredi ve ekspertiz mevduatı ile davacının o dönem yaptığı işle ilgili görev tanımı celp edilmeli, aralarında bankacılık alanında uzman bir kişinin de bulunduğu üç kişilik bir bilirkişi kurulundan, gerekirse işyerinden inceleme yetkisi de verilerek rapor aldırılmalı, davacının feshe konu eylemlerde bir sorumluluğu, kastı, ihmali ya da menfaat sağlama amaçlı bir davranışı bulunup bulunmadığı, varsa bunun haklı ya da geçerli fesih nedeni yapılıp yapılacağı somut bir şekilde ortaya konulmalıdır. Eksik inceleme ve araştırma ile davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin ödenen temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.