YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15050
KARAR NO : 2013/15221
KARAR TARİHİ : 21.06.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, bakanlığın olumlu yetki tespitinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … arafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 06.04.2012 tarihli yetki tespit kararının 16.04.2012 tarihinde davacı Sendikaya tebliğ edildiğini, bu tespit kararında davalılardan… İçecek A.Ş’ye ait işletme içerikli üretim yaptığı Çorlu, Mersin Elazığ, Ankara, İzmir ‘de üretim yapan fabrikalarında 12.01.2012 başvuru tarihi itibariyle çalışan işçilerin 819 ve davalı …-İş Sendikasının üye sayısının 415 kişi olarak tespiti sonucu çoğunluk üyeye sahip olduğundan bahisle davalı sendikaya işletme bazında toplu iş sözleşmesi yetkisi verildiğini, ancak … A.Ş’nin İstanbul, Bursa, Elazığ, Mersin, İzmir, Muğla, Tekirdağ ‘da bulunan iş yerlerinden başka Ankara ‘da kurulu 2 işyerinin işletme kapsamı dışında bırakılarak çoğunluk tespitinde nazara alınmadığını, bu iş yerlerinin de dikkate alınması durumunda üye çoğunluğunun davacı sendikada olup davalı sendikanın çoğunluğu sağlayamadığını iddia ederek bakanlığın olumlu yetki tespitinin iptalini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … vekili; yetki ve hak düşürücü süre itirazları olduğunu, tespitte bir hata olmadığını, … A.Ş işletmelerine bağlı İstanbul, Ankara, Bursa, Çorlu, Mersin, Elazığ ‘da bulunan kurulu iş yerlerin 4 sıra numaralı “Gıda” iş kolunda yer aldığını, oysa Ankara ve İstanbul ‘da bulunan birer iş yerinin 18 sıra numaralı “Kara Taşımacılığı” iş koluna girdiğinin işveren tarafından kuruma bildirildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı …-İş Sendikası vekili; Bakanlık üye tespit kararının doğru olduğunu, işletme içeriğinde olmasına rağmen çoğunluk üye tespitinde nazara alınmadığı iddia edilen işyerlerinin başka işkolunda yer aldığını ve davacının bu yöndeki iddiası bakımından önce işkolu tespit prosedürünün işletilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … İçecek A.Ş. vekili; müvekkili şirkete ait Ankara’daki iki işyerinin kodunun 2008 yılında Nace kodlarının Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından uygulanması neticesinde idare tarafından değiştirilerek kendilerine bildirildiğini, müvekkilinin bununla bir ilgisi olmadığını, davacı davasında haklı ise davanın kabulüne, haksız ise reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece toplanan kanıtlara dayanılarak, Yetki tespitinin istendiği 12.01.2012 tarihi itibari ile söz konusu davalı şirket işyerlerinde 819 işçinin çalıştığı bunlardan 415 işçinin Öz Gıda-İş Sendikasına üye olduğunun tespit edildiği, davacı sendika tarafından Bahçe Kapı Mevki Serpmeler No. 125-126 Etimesgut Ankara adresinde bulunan işletmede 135 işçinin çalıştığı ve bunların da aynı iş kolunda yer aldığı ve çoğunluk tespitinde sayıya dahil edilmesi gerektiği belirtilmiş ise de Kanunun açık hükmü gereğince yeni bir toplu iş sözleşmesi için yetki süreci başlamış ise iş kolu tespitinin bir sonraki dönem için geçerli olacağı göz önüne alındığında ve yetki tespitinin istendiği tarih itibari ile söz konusu Ankara Etimesgut ta bulunan işletmenin farklı bir iş kolunda kayıt altına alındığı görüldüğünden 135 işçinin çoğunluk tespitinde sayıya dahil edilmesinin mümkün olmadığı, dava sürecinde söz konusu işletmenin iş kolunun değişmesinin de Kanunun açık hükmü gereğince dikkate alınamayacağı gerekçesiyle davanın reddine kararı verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun geçici 6. maddesinin 3. fıkrasında “Ocak 2013 istatistiklerinin yayımlandığı tarihe kadar, Bakanlığa yapılmış olan yetki tespit başvuruları ile taraf oldukları bu Kanunun yürürlüğünden önce imzalanmış toplu iş sözleşmesi Ocak 2013 istatistiklerinin yayımı tarihinden sonra sona erecek olan sendikaların, bir sonraki toplu iş sözleşmesiyle sınırlı olmak üzere yapacakları yetki tespit başvuruları mülga 2822 sayılı Kanunun 12’nci maddesine göre Bakanlıkça yayımlanmış Temmuz 2009 istatistiklerine ve mülga 2822 sayılı Kanunda belirtilen hükümlere göre sonuçlandırılır.” denilmiştir. Dava tarihinden sonra 10.01.2013 tarihinde hükme yeni bir cümle eklenmiştir. Söz konusu cümle ise, “Ancak, en son yayımlanan 2009 istatistiğinde toplu iş sözleşmesi yapma yetkisi için başvuru hakkına sahip işçi sendikalarının 7.11.2012 tarihinde ve sonraki bu fıkraya göre yapacakları yetki tespit talepleri, 41 inci maddede yer alan işyeri veya işletme çoğunluğu şartlarına göre sonuçlandırılır.” şeklindedir.
Belirtilen hükümler uyarınca somut olay bakımından yetki tespit başvuruları mülga 2822 sayılı Kanun’un 12. maddesi ile Temmuz 2009 istatistiklerine ve yine 2822 sayılı Kanun’da belirtilen hükümlere göre sonuçlandırılacaktır.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 2822 sayılı Kanun’un 12. maddesinin 1. fıkrasında, “Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu’nun 12’nci maddesinin 1’inci fıkrasında, “Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde onunun (tarım ve ormancılık, avcılık ve balıkçılık işkolu hariç) üyesi bulunduğu işçi sendikası, toplu iş sözleşmesinin kapsamına girecek işyeri veya işyerlerinin her birinde çalışan işçilerin yarıdan fazlasının kendi üyesi bulunması halinde bu işyeri veya işyerleri için toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkilidir. İşletme sözleşmeleri için işyerleri bir bütün olarak nazara alınır ve yarıdan fazla çoğunluk buna göre hesaplanır…” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanun’un 13. maddesinde, “Bir toplu iş sözleşmesi yapmak isteyen işçi sendikası, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına yazıyla başvurarak kurulu bulunduğu işkolunda üye sayısı itibariyle yüzde on (tarım ve ormancılık, avcılık ve balıkçılık işkolu hariç) oranını sağladığının belirlenmesini ve sözleşmenin kapsamına girecek işyeri veya işyerlerinde başvuru tarihinde çalışan işçiler ile üyelerinin sayısının tespitini ister. İşçi sendikası kendisinde bulunan üyelik fişlerini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına yetki için başvurduğu tarihten itibaren üç işgünü içinde işverene vermek zorundadır.
Çalışma Bakanlığı, kayıtlarına göre sendikanın çoğunluğu haiz olması halinde, toplu iş sözleşmesi yapma başvurusunu işyerindeki işçi ve üye sayısını, o işkolunda kurulu işçi sendikalarıyla taraf olacak işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işverene başvurunun alındığı tarihten itibaren altı işgünü içinde başvuru tarihindeki kayıtlara göre bildirir. Çoğunluğu haiz olmadığının tespiti halinde bu bilgiler sadece başvuran sendikaya aynı süre içinde bildirilir.” denilmiştir.
Yine 2822 sayılı Kanun’un 3. maddesinin 2. fıkrasında, “Bir gerçek ve tüzelkişiye veya bir kamu kurum ve kuruluşuna ait aynı işkolunda birden çok işyerine sahip bir işletmede ancak bir toplu iş sözleşmesi yapılabilir. Bu Kanun anlamında bu sözleşmeye işletme toplu iş sözleşmesi denir. Ancak, kamu kurum ve kuruluşlarına ait müessese ve işyerleri ayrı tüzelkişiliğe sahip olsalar dahi, bu kurum ve kuruluşlar için tek bir işletme toplu iş sözleşmesi yapılır.” denilirken 3. fıkrasında “işletme toplu iş sözleşmesi yapılacak işyerlerinin aranılan niteliğe sahip olup olmadıkları hakkında çıkan uyuşmazlıklar işletme merkezinin bulunduğu yerdeki iş davalarına bakmakla görevli mahkemede onbeş gün içinde karara bağlanır. Kararın temyizi halinde Yargıtayca onbeş gün içinde kesin karar verilir.” düzenlemesi yer almıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı şirketin işyerlerinin aynı işkolunda yer alıp işletme oluşturup oluşturmadığı ve buna bağlı olarak davalı şirketin işyerlerinde yetkili sendikanın bulunup bulunmadığı varsa hangi sendika olduğu noktalarında toplanmaktadır.
Somut olayda davalı sendikanın 12.01.2012 tarihli başvurusu üzerine davalı şirketin İstanbul, İzmir, Bursa, Mersin, Tekirdağ, Elazığ ve Muğla’da yer alan işyerlerinin oluşturduğu işletmede başvuru tarihi itibariyle çalışan 819 işçinden 415 tanesinin üyesi olması gerekçesiyle davalı sendikaya olumlu yetki tespit yazısı verildiği görülmektedir.
Davacı sendika, davalı şirketin Esenboğa/Ankara’da ve Etimesgut/Ankara’da iki işyeri daha olduğunu, bunlardan Esenboğa/Ankara işyerinin 1993’den beri hep işletme kapsamında yer aldığını, bu işyerinde fiilen çalışan 135 işçinin Etimesgut/Ankara işyerinde gösterildiğini, bu durumun yetkiyi etkilediğini iddia etmektedir. Dosya kapsamında yer alan önceki dönem yetki tespit işlemleri ile bu konudaki davalı Bakanlık yazısına göre, Esenboğa/Ankara işyerinin önceki yetki tespitlerinde işletme kapsamında yer aldığı, mevcut problemin 2008 yılında işyeri bilgileri “Nace kodlarına” göre güncellenirken söz konusu işyerinin kodlarının davalı bakanlıkça değiştirilmesinden kaynaklandığı, söz konusu işlemin dava açıldıktan sonra 2013 yılı Şubat ayında giderilerek işyerine davalı şirketin diğer fabrikalarıyla aynı kodun verildiği anlaşılmaktadır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, 6356 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 2. fıkrasında yer alan düzenlemenin yetki süreci devam ederken ortaya çıkan ve çözümü aynı maddenin 1. fıkrasında özel olarak düzenlenen işkolu tespit prosedürü ile mümkün olan işkolu uyuşmazlıklarıyla sınırlı olarak değerlendirilmesi gereklidir. Ancak gerek 6356 sayılı Kanun’da gerekse mülga 2822 sayılı Kanun’da işletme kapsamına ilişkin uyuşmazlıkların bekletici mesele yapılamayacağına dair yukarıdaki düzenlemeye benzer bir düzenleme yer almamaktadır. Ayrıca işletme toplu iş sözleşmesi yapılmasına ilişkin kural kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenlerle işletme kapsamına ilişkin bir uyuşmazlık söz konusu ise, mahkemenin bu uyuşmazlığı çözmeye de yetkili olması halinde işletme olup olmadığı ile varsa kapsamına ilişkin uyuşmazlığın, mülga 2822 sayılı Kanun’un uygulandığı olaylarda söz konusu Kanun’un 3. maddesinin 3. fıkrası hükmüne göre, 6356 sayılı Kanun’un uygulandığı olaylarda ise anılan Kanun’un 34. maddesinin 4. fıkrası hükmüne göre ön mesele olarak çözüme kavuşturulması gereklidir. Yetki uyuşmazlığını inceleyen mahkemenin işletme olup olmadığı ile varsa kapsamına ilişkin uyuşmazlığı çözmeye yetkili olmaması halinde ise yine aynı hükümlere göre bu problemin çözümü bekletici mesele yapılmalıdır.
Bir başka yönden 6356 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 2. fıkrasının zaman bakımından da uygulanmasının tespiti gereklidir. Söz konusu hüküm Kanun yürürlüğe girdikten sonra yeni başlayan yetki süreçlerinde ortaya çıkan işkoluna ilişkin uyuşmazlıklarda uygulanma kabiliyetine sahiptir. Dolayısıyla hükmün mevcut uyuşmazlık da bu yönden de uygulanması mümkün değildir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde,
Mahkemece Esenboğa/Ankara adresindeki fabrikanın işletme kapsamında yer alıp almadığının araştırılması ve değerlendirilmesi gereklidir. Zira işletme kapsamında yer alan işyerleri için ancak tek bir işletme toplu iş sözleşmesi yapılabilir. Bu noktada davacının Ankara 2. Sulh Hukuk Mahkemesine delil tespiti için başvurduğu anlaşıldığından öncelikle bu dosyanın dosya kapsamına dahil edilmesi gereklidir. Bundan başka dosya kapsamında bulunmadığı anlaşılan tespit kapsamındaki işyerleri ile Esenboğa/Ankara adresindeki işyerinde başvuru tarihinde çalışan işçilerin tespiti için işe giriş ve çıkış tarihlerini gösterir nitelikte başvurulan ayın sigortalı hizmet listelerinin getirtilmesi zorunludur. Belirtilen eksiklikler giderilip değinilen esaslara göre işletme kapsamı değerlendirilerek netleştirildikten sonra davalı şirketin işletmesinde yetkili sendika bulunup bulunmadığı, varsa bu sendikanın davacı ya da davalı sendika olup olmadığı tespit edilmelidir. Eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 21.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.