Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/15090 E. 2013/15713 K. 27.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15090
KARAR NO : 2013/15713
KARAR TARİHİ : 27.06.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı şirkette satış yöneticisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence şirket prosedürlerini ve çalışma prensiplerini bilinçli olarak dikkate almadığı, güveni kötüye kullandığı, sadakat borcuna aykırı davrandığı gerekçesiyle sözleşmesinin feshedildiğini, feshin geçerli sebebe dayanmadığını, davacının tüm sürede başarılı bir çalışma sergilediğini, ancak yöneticisi tarafından yoğun baskı uygulandığını belirterek müvekkilinin işe iadesine ve kanuni haklarına karar verilmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin geçerli sebeple ve tüm hakları ödenerek feshedildiğini, davacının işini gereği gibi yapmadığını, sahada sürekli eksik kaldığını, kendisine verilen talimatlara uymadığını, bu durumun süreklilik arz ettiğini, amiri tarafından yapılan ziyaretlerde mağazalarda sürekli eksikler tespit edildiğini, ayrıca disiplin prosedürüne de aykırı davrandığını, bu durumun şirket içresindeki düzeni bozduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacıya tebliğ edilen fesih ihtarnamesindeki olayların davacının kusurundan kaynaklanmadığı, davalı işverenlikçe meydana gelen aksamalar konusunda gerekli önlemlerin alınmadığı, ayrıca davacının şirket prosedürlerine aykırı olarak raporlu olduğu dönemde aracı kullanmasının da iş sözleşmesinin feshini gerektirecek şekilde geçerli bir sebep teşkil etmediği değerlendirilerek feshin geçersizliğine ve işe iadeye karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
İşçinin geçerli bir feshe sebep olabilecek davranışları İş Kanunu’nun 25. maddesinde öngörülen ve işverene derhal fesih yetkisi tanıyan haklı sebeplerden farklıdır. Yargılama sırasında bu sebeplerin ağırlıkları her olayın özelliğine göre değerlendirilmelidir. İşçinin iyiniyet ve ahlak kurallarına uymayan davranışı sonucunda iş ilişkisine devam etmek işveren açısından çekilmez hale gelmişse, diğer bir anlatımla güven temeli çökmüşse işverenin haklı sebeple derhal fesih hakkı doğar. Buna karşılık işçinin davranışı taraflar arasında bulunması gereken güven temelini çökertecek ağırlıkta bulunmamakla, iş ilişkisine devamı tam anlamıyla çekilmez hale getirmemekle birlikte, işin normal işleyişini bozuyorsa, işyerindeki uyumu olumsuz yönde etkiliyor ve işverenden bu sebeple iş ilişkisini yürütmesi normal olarak beklenemiyorsa İş Kanunu’nun 18/1.maddesi gereği geçerli fesih hakkı doğar.
Somut olayda, satış yöneticisi olarak çalışan davacının iş sözleşmesi işverence, mağazalarda sürekli eksik ürün tespit edilmesi, göreviyle ilgili raporlamaları zamanında ve tam olarak yapmaması, sorumluluklarını yerine getirmemekte ısrarcı olması, raporlu olduğu dönemde kendisine tahsisli aracı şirket prosedürüne aykırı olarak kullanması sebepleriyle ihbar ve kıdem tazminatları ödenerek feshedilmiştir. Dosya içeriğine göre, fesih bildiriminde yer alan bu hususlara ilişkin işçinin dört kez savunması alınmış olup, bunlarda sorumluluğunu kabul etmeyerek hatayı müşterilere yüklediği görülmektedir. İşverence yapılan uyarıda da, benzer sebeplerle daha önce birçok kez sözlü olarak ihtar edildiği, ancak durumunda düzelme bulunmadığı vurgulanmıştır. Aynı şekilde işçinin görev bölgesindeki müşterilere uzun zamandır ziyaret yapmadığına dair şikayetler geldiğine ve gerekli raporlamaları yapmadığına dair birçok yazışma bulunmaktadır. Tüm bu belgelerin içerikleri yargılama sırasında dinlenen davalı tanıklarınca da doğrulanmıştır. İşçinin hizmet süresi ve işyerindeki konumuna göre bu eylemleri gerçekleştirmesi iş akışını bozucu niteliktedir. Artık işverenden iş ilişkisini devam ettirmesi normal ölçülerde beklenemez. Fesih geçerli sebebe dayanmaktadır ve davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
1- Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 454,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine kesin olarak oybirliğiyle 27.6.2013 tarihinde karar verildi.