YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16292
KARAR NO : 2013/16679
KARAR TARİHİ : 05.07.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin haksız şekilde işverence feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret alacaklarını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini, bu sebeple kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, diğer alacaklarının ise ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararının davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 22.11.2012 tarih, 2012/6598 esas ve 2012/26217 karar sayılı ilamı ile tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli karardaki hüküm fıkrası arasında çelişti bulunduğu gerekçesi ile bozulmuştur.
Bozmaya uyan mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Anayasanın 141. maddesi uyarınca, yargı kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerekir. Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinde de hüküm altına alınmıştır. Anılan anayasal ve yasal düzenlemeler gereğince yargıcın, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kararda göstermesi zorunludur.
Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır.
Kısmi olarak açılan ve ileride açılacak ek davayı da etkileyecek olan somut davada; mahkemece 2 farklı bilirkişi raporu aldırılmış, bilirkişilerden biri de iki alternatifli rapor hazırlamıştır. Bilirkişi raporlarında ücretin miktarı ve davacının ihbar tazminatına hak kazanıp kazanamadığı noktasında farklılıklar bulunmaktadır. Mahkemece; bilirkişi raporlarından hangisine itibar edildiği ve hangi hesaplamanın esas alındığı, davacının ücretinin hangi tutarda kabul edildiği, dosyadaki ibranamenin geçerli kabul edilip edilmediği, kabul edilen taleplerin hangi gerekçe ile kabul edildiği, tartışılıp açıklanmamış, dava dilekçesinde talep edilen miktarlar hüküm altına alınmıştır. Mahkeme hükmünün gerekçesinin açıklanmaması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz nedenlerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.