YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16525
KARAR NO : 2013/16546
KARAR TARİHİ : 04.07.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliği ile işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının aynı ilçe sınırları içinde bulunan ve çalışma koşullarını esaslı biçimde ağırlaştırmayan diğer şubede görevlendirilmesine karşın davacının bu şubeye gitmemesi nedeniyle davalı işveren tarafından 27-28-29 Haziran 2012 tarihinde tutanak tutulduğunu ve mazeretini bildirmesi için davacının adresine ihtarname gönderilerek, iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, işveren tarafından yapılan feshin haklı bir nedene dayanmasa bile devamsızlık olgusu, davacının görevlendirildiği yeni şubede işe başlamaması gözönüne alındığında iş sözleşmesinin geçerli bir nedenle feshedildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda, davacının iş sözleşmesi görevlendirildiği şubede işe başlamadığı gerekçesiyle işveren tarafından 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-g maddesi uyarınca feshedilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; davacının 03.06.2011 tarihinde davalı işverene ait Altınşehir şubesinde çalışmaya başladığı, Haziran 2012’de önce İkitelli şubesinde, altı ay sonra Halkalı şubesinde görevlendirildiği, en son Halkalı şubesinde eleman fazlalığı gerekçe gösterilerek üçüncü şube olarak Altınşehir şubesine verildiği, burada iki ay çalışan davacının sözlü olarak Cennet şubesinde görevlendirilmesi üzerine söz konusu şubenin evine çok uzak olması ve 2-3 vasıta değiştirerek işe gitmesinin mümkün olmadığını belirttiği ve görevlendirildiği şubeye gitmemesi üzerine davalı işveren tarafından davacının 27, 28 ve 29.06.2012 tarihlerinde izinsiz ve mazeretsiz olarak işe gelmediği belirtilerek iş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun’un 25/II-g bendi uyarınca feshedildiği anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki yazılı hizmet sözleşmesinin onuncu maddesinde “işveren personeli yurtiçi ve yurtdışında şirketin tüm işyerlerinde ve grup şirketlere bağlı bütün işyeri ve şubelerinde görevlendirir” hükmünün yer aldığı görülmüş ve buna göre sözleşme ile davalı işverene işyerini değiştirme yetkisinin verildiği anlaşılmıştır.
İş sözleşmelerinde işverene nakil yetkisi veren düzenlemeler kural olarak geçerli ise de işverenin bu yetkisini kullanırken objektif ölçüler içerisinde kalması, doğruluk ve dürüstlük kurallarına uygun olarak kullanması gerekir. Somut olayda davalıya ait işyerinde 03.06.2011 tarihinde kurye olarak çalışmaya başlayan davacı işçinin Haziran 2012’de önce İkitelli şubesinde altı ay sonra Halkalı şubesinde görevlendirildiği, en son Halkalı şubesinde eleman fazlalığı gerekçe gösterilerek üçüncü şube olarak Altındağ şubesinde görevlendirildiği, burada iki ay çalışan davacının sözlü olarak Cennet şubesinde görevlendirildiği dosya kapsamıyla sabit olup, kısa sayılacak çalışma süresi içerisinde davacı işçinin kısa aralıklarla işyerinin değiştirilmesi ölçülülük ilkesi ile bağdaşmadığı gibi objektif iyi niyet kurallarına da uygun düşmemektedir. Hal böyle olunca görevlendirildiği işyerine gitmeyen davacı işçinin devamsızlığının işveren yararına hukuki sonuç doğurması mümkün değildir. Davalı işveren davacının çalışma koşullarında esaslı şeklide değişiklik yapmış olup, değişikliğin geçerli nedene dayandığı da kanıtlanmamıştır. Saptanan bu maddi ve hukuksal olgulara göre feshin geçerli sebebe dayanmadığı kabul edilmelidir. Mahkemece bu yönler dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi yerine yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi hatalıdır.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve Dairemizce aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE,
3-Davacının yasal sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih nedeni ve kıdemi dikkate alınarak dört (4) aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört (4) aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine, davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna,
5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.320,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 209,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak, oybirliğiyle 04.07.2013 tarihinde karar verildi.