Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/17016 E. 2013/16261 K. 02.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/17016
KARAR NO : 2013/16261
KARAR TARİHİ : 02.07.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin haklı veya geçerli bir sebep olmaksızın feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının kullanmak zorunda olduğu iş güvenliği malzemelerini kullanmadığını, iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, “… davalı şirketin davacıyı kişisel koruyucu malzemeleri kullanmadığı için işten çıkardığı, kaynak yapılan bir ortamda koruyucu gözlük vb. malzemelerin kullanımının zorunluluk arz etmekle birlikte dosyaya sunulan cd, fotoğraf ve videolar ile bununla örtüşen bilirkişi raporlarından, imalat alanının işçilerin çalışacağı hava iklim kalitesi şartlarına sahip olmadığı bu nedenle işçilerin yazın ısınma, kışın soğuk vb nedenlerle kendilerine verilen koruyucu gözlük, önlük vb. malzemeleri kullanamadığı fotoğraflarda da görüldüğü üzere davacıdan başka işçilerin de bu malzemeleri kullanmadığı halde işten çıkartılmadığı, sadece davacının bu nedenle işten çıkartıldığı, davalı işverenin işçilerine karşı objektif davranma ve eşit davranma kriterlerine aykırı hareket ettiği…” gerekçesiyle davanın kabulü ile feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında, iş sözleşmesinin feshinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
4857 sayılı Kanun’un 19. maddesinin 1. fıkrasına göre işveren fesih bildirimini yazılı yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Fesih bildirimi yazılı yapılmamışsa veya fesih sebebi açık ve kesin bir şekilde belirtilmemişse aynı Kanun’un 21. maddesi gereğince geçerli sebep gösterilmediği kabul edilir.
Buna karşılık, aynı Kanun’un 25. maddesinde öngörülen, işverenin haklı sebeple derhal feshinde ise yazılı şekil şartı aranmamaktadır. Keza, haklı sebeple fesihte, fesihten önce 4857 sayılı Kanun’un 19. maddesinde öngörülen savunma alma koşulu bulunmamaktadır.
Davalı işyerinde kaynakçı olarak davacının iş sözleşmesi, iş güvenliği malzemelerini kullanmadığı gerekçesiyle feshedilmiştir.
Somut olayda, dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının çalışma esnasında iş güvenliği malzemesi olan koruyucu gözlüğü kullanmadığı anlaşılmaktadır. Davacı aşamalarda çalışma koşullarının, iş güvenliği malzemelerinin kullanılmasına elverişsiz olduğunu ileri sürmüş ise de, işyerinde yapılan keşifte bilirkişilerce gözlemlenen tespitlerden, çalışanların olumsuz koşullar altında çalıştırıldığı sonucuna varılamamıştır. Her ne kadar işyerinde çalışan bir çok çalışanın da koruyucu gözlük kullanmadığı görülmekte ise de, aynı durumda çalışan işçilerin iş sözleşmesinin feshedilmemiş olması eşitlik ilkesine aykırı bir durum oluşturmakla birlikte, bu durum feshin geçerliliğini etkilemez. Davalının, eşitlik kuralına aykırı yaklaşımı iş sözleşmesinin haklı sebeple feshine engel teşkil etmekte olup, davacının eylemi fesih için en azından geçerli sebep oluşturur. Belirtilen sebeplerle davanın reddi gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeyle davanın kabulü isabetli görülmemiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 862,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 02.07.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.