Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/17042 E. 2013/17538 K. 12.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/17042
KARAR NO : 2013/17538
KARAR TARİHİ : 12.07.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, fazla çalışma ücreti, ve hafta tatili ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemenin 11.08.2011 tarih ve 2009/956 esas, 2011/458 karar sayılı hükmü, Dairemizin 15.11.2012 tarih ve 2012/ 5513 esas, 2012/25507 karar sayılı ilamı ile bozulmuş ise de mahkemenin 05.04.2013 tarihli ve 2013/93 esas 2013/200 karar sayılı kararı ile direnme kararı vermesi ve bu kararı davalı vekilinin kanuni süresi içerisinde temyiz etmesi üzerine dosya yeniden incelendi.
Davacı vekili, iş sözleşmesinin haksız şekilde işverence feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil alacaklarını istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekilinin kararı temyizi üzerine, Dairemizin 15.11.2012 tarih ve 2012/ 5513 esas, 2012/25507 karar sayılı ilamı ile fazla çalışma alacağı yönünden araştırma yapılması gerektiğine ilişkin gerekçeyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma sonrasında yapılan yargılama sonunda, mahkemenin 05.04.2013 tarihli ve 2013/93 Esas 2013/200 Karar sayılı ” Davacının Dilovasındaki Lever Deposundan, Şifa Mahallesindeki Lipton-Knorr Besan Fabrikalarına yük götürüp getirdiği, yurt dışı çalışmasının olmadığı, davacı vekilinin mahkememizce verilen kararda ısrar edilmesini talep ettiği, davalı vekili ise bozma kararına uyulmasını talep ettiği, bozma gerekçesinin dosyaya uygun olmadığı” gerekçesiyle bozma kararına karşı direnilmiş olup, Dairemizce temyiz incelemesi sırasında işlerin yoğunluğundan dolayı hatalı şekilde davacı uluslararası tır şoförü kabul edilerek bozma gerekçesi yazıldığı anlaşılmakla, direnme kararının kabulü ile Dairemiz kararının ortadan kaldırılmasına karar verildi.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin haksız şekilde işverence feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil alacaklarını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/2-g ve h bentleri gereğince haklı sebeple feshediliğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil çalışması yapıp yapmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Söz konusu alacakların ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de iddia edilen dönemlerde çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. Bu alacakların yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut olayda, davalı işyerinde tır şoförü olarak çalışan davacının talep konusu fazla çalışma alacaklarının, dosyada beş güne ait takometre kaydı bulunmasına rağmen şahit anlatımları dikkate alınarak hesaplandığı anlaşılmaktadır. Mahkemece işverene müzekkere yazılarak, uyuşmazlık konusu dönemde davacının kullandığı araç ya da araçlara ait üm takometre kayıtlarını ibraz etmesi istenmeli, bu hususta 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 220. maddesinde yer alan düzenlemeler uygulanmalıdır.
Tanıklar tekrar dinlenerek işe giriş çıkış saatleri sorulmalı ve araç kullanılmadığı zamanlarda ne işle uğraşıldığı açıklığa kavuşturulmalıdır. Bu belgelerin dosya arasına alınmasının ardından dosya nakliye işleri ve şoför alacakları hesabında uzman bif bilirkişiye tevdi edilmeli, diğer delillerle birlikte söz konusu alacaklar bir değerlendirmeye tabi tutulmalıdır. Yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.