Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/17504 E. 2014/33281 K. 26.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/17504
KARAR NO : 2014/33281
KARAR TARİHİ : 26.11.2014

MAHKEMESİ : Ankara 12. İş Mahkemesi
TARİHİ : 17/04/2013
NUMARASI : 2010/818-2013/200

Hüküm süresi içinde davalı-karşı davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili; iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiğini, tazminat ve alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili; davanın reddini talep etmiş, karşı dava ile ihbar tazminatının davacı karşı davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının, davalıya ait işyerinde 10.11.2004-01.06.2009 tarihleri arasında asgari ücretin %38 üzerindeki ücretle çalıştığı, işçilik ücretlerini alamadığı sebebiyle iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiği, fazla çalışma yaptığı, hafta tatillerinde çalışmatığı, yıllık izin ücreti alacağı olduğu gerekçesiyle bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı kanuni süresi içinde davalı-karşı davacı temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı-karşı davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut olayda, Sosyal Güvenlik Kurumu bildirimlerinin asgari ücret üzerinden yatırılarak gerçek ücret üzerinden yatırılmaması işçinin haklı feshi şartlarını oluşturmaktadır. Ancak, mahkemece, davacı tanıklarının beyanlarına göre, davacının, haftada altı gün, 08.00-18.00 saatleri arasında, bir saat ara dinlenmesinin düşülmesiyle, günlük dokuz saat, haftalık ellidört saat çalıştığı, haftada iki gün, saat 18.00’den sonra iki saat daha çalıştığı, buna göre haftalık onüç saat fazla çalışma yaptığı kabul edilmeş ise de, davalı tanıklarından biri Cumartesi günleri mesai yapıldığını, davacının bir saat uğrayıp gittiğini, diğer davalı tanığı da Cumartesi günü çalışma olmadığını beyan etmiştir. Davacı tanıkları, 18.00’den sonra işlerin yoğun olduğu günlerde iki saat daha çalışma olduğunu beyan etmiş iselerde,işlerin yoğun olduğu günleri tam açıklamadıkları gibi her hafta yoğunluk olup olmadığınıda tereddüde yer vermeyecek şekilde ortaya koymamışlardır. Buna göre, yapılan işin Emniyet Müdürlüğü Trafik Şubesinde iş takibi olduğu, bu durumda sadece hafta içi çalışma günlerinde çalışma yapıldığının kabul edilmesinin hayatın olağan akışına daha uygun olacağı ve aynı işyerinde çalışan davacının eşine ait emsal dosyada fazla çalışma ücretinin reddedilmiş olması birlikte değerlendirildiğinde, fazla çalışma ücretinin reddi yerine kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.11.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.