Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/17703 E. 2013/17105 K. 11.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/17703
KARAR NO : 2013/17105
KARAR TARİHİ : 11.07.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde çalışmakta iken iş sözleşmesinin haklı bir sebep olmaksızın işverence feshedildiğini, ancak yapılan fesih işleminin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek müvekkilinin işe iadesine ve kanuni haklarına karar verilmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının depo elemanı olarak çalıştığını, davacının işini gereği gibi yapan biri olmadığını, ayrıca sevkiyatları sürekli aksattığını, bu sebeple iş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun’un 25/II. maddesi hükümlerine uygun olarak feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, işverenin fesih bildiriminde ifade ettiği hususları yargılama sırasında kanıtlayamadığı, işçinin forklift operatörü olduğu, servis şoförlüğü de yaptırıldığı, diğer işçilerden farklı olarak fabrika giriş çıkış noktalarında diğer işçilere nazaran daha fazla bulunmasının işin niteliğinden kaynaklandığı gerekçesiyle işe iadeye karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
İşçinin geçerli bir feshe sebep olabilecek davranışları 4857 sayılı Kanun’un 25. maddesinde öngörülen ve işverene derhal fesih yetkisi tanıyan haklı nedenlerden farklıdır. Yargılama sırasında bu nedenlerin ağırlıkları her olayın özelliğine göre değerlendirilmelidir. İşçinin iyiniyet ve ahlak kurallarına uymayan davranışı sonucunda iş ilişkisine devam etmek işveren açısından çekilmez hale gelmişse, diğer bir anlatımla güven temeli çökmüşse işverenin haklı sebeple derhal fesih hakkı doğar. Buna karşılık işçinin davranışı taraflar arasında bulunması gereken güven temelini çökertecek ağırlıkta bulunmamakla, iş ilişkisine devamı tam anlamıyla çekilmez hale getirmemekle birlikte, işin normal işleyişini bozuyorsa, işyerindeki uyumu olumsuz yönde etkiliyor ve işverenden bu sebeple iş ilişkisini yürütmesi normal olarak beklenemiyorsa 4857 sayılı Kanun’un 18/1. maddesi gereği geçerli fesih hakkı doğar.
Somut olayda, depo elemanı olarak çalışan davacının iş sözleşmesi işverence, 4857 sayılı Kanun’un 25/ll-h. maddesine dayanılarak feshedilmiştir. Dosya içeriğine göre, davacının çalışma saatlerinde firma içinde verilen görevi zamanında yapıp geri dönmemesi, telsiz ya da telefonla arandığında cevap vermemesi, amirlerinin uyarmasına rağmen bu davranışlarını sürdürmesi sebebiyle iki kez savunması istenmiş, amirinin çeşitli defalar yaptığı sözlü uyarılara rağmen standart verimliliğin altında kalması, disiplinli ve eğitiminin gerektirdiği çalışma koşullarını yaratmaması, uyumsuzlukta ısrarlı olması nedeniyle ihtar edilmiştir. Davalı delilleri arasında ayrıca davacının daha önce belirttiği davranışlarının fazlalaştığı, verilen görevleri ağırdan almaya, ortalıkta başı boş gezmeye başladığı, uyarıları kale almadığı, işlerin aksamasına sebep olduğu hususlarında iç yazışma bulunmaktadır. Davalı tanıkları da, davacının son dönemlerde işi yavaşlatma, kendisine görevi sırasında verilen telsiz telefonları açmama, gönderildiği yerden gelmeme gibi olumsuz durumları bulunduğunu, hatta iç yazışma yapılıp işten çıkarılmasını da talep ettiğini beyan etmiştir. İşçinin hizmet süresine göre bu eylemleri gerçekleştirmesi işyerindeki iş akışını bozucu niteliktedir. Artık işverenden iş ilişkisini devam ettirmesi normal ölçülerde beklenemez. Fesih geçerli nedene dayanmaktadır ve davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 104,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine kesin olarak oybirliğiyle 11.07.2013 tarihinde karar verildi.