Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/18143 E. 2013/17054 K. 10.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/18143
KARAR NO : 2013/17054
KARAR TARİHİ : 10.07.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA : Davacı, toplu iş sözleşmelerden yararlanan işçilerin ücretlerinden kesilen üyelik ve dayanışma aidatlarının sendikaya ödenmediğini belirterek 15.03.2007-14.02.2011 tarihleri arası dönem için 100.000 TL üyelik ve dayanışma aidatı asıl alacağının, dava tarihinden itibaren işleyen en yüksek işletme kredi faiziyle birlikte davalıdan tahsilini ve dava konusu üyelik ve dayanışma aidatlarının, ödemeleri gereken temerrüt tarihlerinden dava tarihine kadar işleyen faiz alacaklarına karşılık 1.000 TL faiz alacağının davalıdan tahsilini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkili ile davalı Pertek … arasında 01.10.2006-30.09.2007, 01.10.2007-30.09.2008, 01.10.2008-30.09.2009 ve 01.10.2009- 30.09.2011 yürürlük süreli toplu iş sözleşmeleri imzalandığını, davalıya bağlı işyerlerinde çalışmakta olan işçilerden sendikaya üye olanların isim listelerinin, üyelik ve dayanışma aidatı kesinti yazıları ile birlikte işverene bildirildiğini, 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 61. maddesi ve toplu iş sözleşmelerinde yer alan düzenleme gereğince işveren tarafından, toplu iş sözleşmelerinden yararlanan işçilerin ücretlerinden kesilen üyelik ve dayanışma aidatlarının sendikaya ödenmediğini iddia ederek 15.03.2007-14.02.2011 tarihleri arası dönem için üyelik ve dayanışma aidatı asıl alacağının, dava tarihinden itibaren işleyen en yüksek işletme kredi faiziyle birlikte davalıdan tahsilini ve dava konusu üyelik ve dayanışma aidatlarının, ödemeleri gereken temerrüt tarihlerinden dava tarihine kadar işleyen faiz alacağının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece bozmaya uyulup gerekli inceleme ve araştırmalar yapıldıktan sonra toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporlarına dayanılarak, davacı sendikaya ödenmeyen sendika üyelik aidatı anapara toplamı olarak 82.909,66 TL ile her ödeme dönemi için işletme
kredilerine uygulanan en yüksek işletme kredi faizi göz önüne alınarak hesaplanan faiz alacağı toplamı 87.646,53 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Yargıtay, hükmü temyiz eden aleyhine bozma kararı veremez. Bu ilkeye dar anlamda aleyhe bozma yasağı adı verilmektedir. Bunun dışında taraflardan sadece bir tanesinin hükmü temyiz etmesi ve Yargıtay’ın bozma kararı vermesi halinde eğer mahkeme bozmaya uyarsa mahkeme önceki karara nazaran kararı temyiz eden aleyhine olacak şekilde karar veremez. Bu ilkeye de geniş anlamda aleyhe bozma yasağı ya da bir başka ifadeyle aleyhe hüküm kurma yasağı denilmektedir.
Somut olayda; mahkemece önce davanın kabulü ile 15.03.2007-14.02.2011 tarihleri arasındaki dönem için 60.469,96 TL sendika üyelik ve dayanışma aidatı asıl alacağının 15.02.2011 dava tarihinden itibaren en yüksek işletme kredi faizi ile ve 27.277,70 TL işlemiş faiz alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı davalı temyiz etmesi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesi tarafından “Dosyaya sunulan ödeme belgeleri ve sonraki davacı istemi dikkate alınarak, bilirkişiden ek rapor veya yeni bir bilirkişiden rapor alınmak sureti ile sonuca gidilmesi gerekirken, denetime olanaklı olmayan davacı hesaplamalarını içeren talep üzerinden sonuca gidilmesinin hatalı olduğu ile toplu iş sözleşmelerinde belirlenen ödeme tarihi başlangıç alınarak birer yıllık devreler halinde bankalarca fiilen uygulanan en yüksek faiz oranının sorulması ve her bir dönem aidat alacağı yönünden ödeme tarihinden itibaren dava tarihine kadar istenebilecek faiz miktarının bilirkişiden alınacak rapor ile hesaplattırılması gerekirken, işletme kredisi faizini fiilen uygulamış bankalardan açıklanan şekilde faiz oranları sorulmadan işlemiş faiz alacağının belirlenerek sonuca gidilmesinin isabetsiz olduğu” gerekçeleriyle karar bozulmuştur (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2012/12516 Esas 2012/17224 Karar sayılı karar).
Görüldüğü üzere, mahkeme tarafından bozmaya uyularak yapılan inceleme ve araştırma neticesinde kurulan hüküm ilk kararı temyiz eden davalının durumunu ilk karara nazaran ağırlaştırmakta olup aleyhe hüküm kurma yasağına aykırı davranılmıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3-Diğer taraftan davalı vekilince bozma sonrası yapılan yargılama da bir kısım yeni ödeme belgeleri ibraz edilmiştir. Bu belgelere karşı davacı taraftan diyecekleri sorularak söz konusu ödeme belgelerinin tartışılıp değerlendirilmesi gereklidir. Bunun yapılmayarak davalı tarafın ek bilirkişi raporu alınması talebinin reddine karar verilip eksik araştırma ve incelemeyle hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
4-Bütün bunlara ek olarak davacı tarafın ıslah dilekçesine dosyada rastlanılmamıştır. Davacı vekili 03.10.2011 tarihli dilekçe ile davalarını ıslah ettiklerini beyan etmektedir. Oysa dosyada 12.10.2011 tarihli davacı tarafın bilirkişi raporuna karşı beyanlarını içerir dilekçe vardır. Bu dilekçeyle davacı taleplerini daraltmış olup ıslah dilekçesi olmadan davacının taleplerinin ve bu talepleri hüküm altına alan mahkeme kararının tam olarak denetlenebilmesi mümkün değildir. Mahkemece bu eksikliğinde giderilmesi gereklidir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 10.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.