Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/18217 E. 2013/17551 K. 15.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/18217
KARAR NO : 2013/17551
KARAR TARİHİ : 15.07.2013

Davacı … adına Avukat … ile … adına Avukat … ve … adına Avukat … aralarındaki dava hakkında Ankara 1. İş Mahkemesinden verilen 24.02.2012 tarihli ve 2010/428 esas, 2012/124 sayılı kararı Dairenin 21.02.2013 tarihli ve 2013/1784 esas, 2013-3416 karar sayılı ilamıyla ONANMASINA karar verilmiştir.
Davacı avukatınca aynı nitelikteki dosyaların Yargıtay 9. Hukuk Dairesi tarafından yapılan temyiz incelemesi sonucunda davalılardan …’nun işveren sıfatı ile işçilik alacaklarından sorumlu tutulması gereği ile hükmün bozulmasına karar verildiğini ve bu yönden kararın maddi hataya dayandığı gerekçesiyle ortadan kaldırılması istenilmiş olmakla, yapılan incelemede, mahkemece verilen hükmün gerekli inceleme ve araştırma yapılmadan verildiği, bu hususun bozma nedeni yapılmamasının maddi hatadan kaynaklandığı anlaşıldığından Dairemizin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen onama kararının ortadan kaldırılmasına karar verildi, dosya incelendi, gereği konuşulup, düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davacının davalıların temsilcisi olduğu Ukrayna’da yerleşik ERS firmasında şantiye muhasebelerinin denetimi, satın alma işleri ve gümrük gibi işlerden sorumlu olarak 22.03.2007-03.06.2009 tarihleri arasında çalıştığını, ücretinin ödenmemesi sebebiyle iş sözleşmesinin davacı tarafından feshedildiğini, delil olarak sunulan e-posta kayıtlarından davalıların işçilerin işlerini ve ödemeler ile izinleri organize ettiklerini, gerçekte davalıların işveren olduklarını, çalışanların işyerinde emir ve talimatları davalılardan aldığını belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla ihbar ve kıdem tazminatları ile ücret alacağı, fazla çalışma, hafta tatili, genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, davacı ile müvekkilinin arasında akdi ve fiili bir ilişkisi bulunmadığını, …’nun işveren ve işveren vekili olmadığını ERS şirketiyle bir ilgi ve görevinin bulunmadığını bu nedenle adı geçene husumet tevcih edilemeyeceğini beyan ederek açılan davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, müvekkilinin işveren ya da işveren vekili ve işyeri yetkilisi olmadığını, bu şirket kayıtlarında müvekkilinin ERS firmasının ortağı dahi olmadığını belirterek açılan davanın husumet sebebiyle reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, 4857 sayılı İş Kanunu’ndan doğan alacaklarda sorumluluğun işverene ait olduğu, iş davalarının işverene karşı açılmak zorunda olduğu, davacının işvereninin dava dışı şirket olduğu, işveren vekilinin bu anlamda bir sorumluluğu olmadığı, davacının davalılar aleyhine açmış olduğu davada işveren vekili olduğunu iddia ettiği davalılara karşı davasını yönelttiğini, ancak davalıların işveren vekili oldukları kabul edilse bile, işçilik alacakları yönünden davada pasif husumet bulunmadığı gerekçesi ile davalılar aleyhine açılan davanın husumet yokluğu sebebi ile reddine karar verilmiştir.
Karar davacı avukatı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı işçi, ücretlerinin ödenmemesi gerekçesi ile iş sözleşmesini haklı olarak feshettiğini ileri sürmüş, mahkemece işçilik alacakları yönünden davalılara husumet yöneltilemeyeceği belirtilerek davacının kıdem tazminatı ile işçilik alacaklarına ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, ERS Ltd. Şti.’nin Rusça’dan tercümesi yapılan 25.11.2011 tarih ve 03 sayılı yazısında, davacının ERS Ltd. Şti.’nin Kiev/Ukrayna’daki işyerinde 30.03.2007-30.12.2008 tarihleri arasında çalıştığı ve çalışma izninin Ukrayna Emek ve Sosyal Politika Bakanlığınca verildiği, çalışma izninin Ukrayna’nın Ankara Büyükelçiliğinden vize alan davacının kendisinin Ukrayna’ya geldiği ve Ukrayna Emek Kanununda beyan edilen dökümanlar ve şartlarla işe alındığının belirtildiği, ERS Ltd. Şti. ile ilgili yazı içeriği ve eklerine göre şirketin Ukrayna’da bu ülke kanunlarına göre kurulduğu ve yöneticisinin Kniş Yaroslav Yuryeviç olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece beyanlarına başvurulan davacı tanıkları yurt dışına çıkış işlemlerinin davalılar tarafından ayarlandığını, davalılardan …’nun işleri yurtdışında yönettiğini, ücretlerinin de diğer davalı … tarafından Türkiye’de banka hesabına yatırıldığını ifade etmişlerdir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda her iki davalının da işverenlik sıfatı bulunmadığının belirtilmesi üzerine davanın reddine karar verilmişse de, dava dışı ERS Ltd. Şti. ile ilgili olarak araştırma yapılmadığı gibi davacının yurt dışına ne şekilde çıkış yaptığı ve işyerinde hangi şartlarda çalıştığı, aldığı ücret belirlenmemiştir.
1-Somut olayda, davalıların ERS Ltd. Şti. ile ne şekilde irtibatları bulunduğu ve adı geçen şirkete ortak olup olmadıkları araştırılmamıştır. Öncelikle ERS Ltd. Şti.’nin ortaklarının ve temsile yetkili olan kişilerin belirlenmesi için şirkete ait resmi ticaret sicil kaydı ülkesinden celbedilerek usulüne uygun şekilde tercümesi yapırılmak suretiyle dosya içresine alınmalı ve davalıların bu şirkete ortak olup olmadıkları ve şirkette aldıkları görev açıklığa kavuşturulmalıdır.
2-Diğer yandan davacının yurtdışına çıkış işlemlerini ne şekilde gerçekleştirdiği de resmi merciler nezdinde araştırılarak belirlenmelidir.
3-Taraflar arasında davacının ERS Ltd. Şti. bünyesinde çalışırken aldığı ücret miktarı da uyuşmazlık konusu olup, bu hususta davacının kıdemi ve yaptığı iş de dikkate alınarak emsal ücret seviyesi tespit edilmeli, ardından işçinin talep ettiği alacaklara hak kazanıp kazanmadığı toplanacak delillere göre yeniden bir değerlendirmeye tabi tutularak sonuca gidilmelidir. Mahkemece belirtilen hususlar açıklığa kavuşturulmadan yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.