YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/18540
KARAR NO : 2014/29230
KARAR TARİHİ : 28.10.2014
MAHKEMESİ : Bakırköy 14. İş Mahkemesi
TARİHİ : 10/05/2013
NUMARASI : 2012/307-2013/566
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 28.10.2014 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Dava, bir kısım işçilik alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.
Yerel mahkeme davayı kabul etmiş, yapılan temyiz üzerine karar, Dairemizce, oyçokluğu ile onanmıştır.
Kanaatimce yerel mahkeme kararı hatalıdır.
Davacı işçi, fesihten önce, doğum yapması nedeni ile izne ayrılmıştır.
Davacı izinde iken çalıştığı şirketin Merter şubesi kapatılmıştır.
Davacı işyerine gittiğinde, işyerinin kapatıldığını öğrendiğini, öncesinde kendisine başka bir şubede görevlendirildiğine dair bir bildirim yapılmadığını ileri sürmüştür.
Davacı iş sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürerek işçilik alacaklarını istemiştir.
Somut olayda çözülmesi gereken sorun, şube kapatılmasının ve öncesinde bu durumun ücretsiz doğum izninde olan davacıya bildirilmemesinin ve yeni görev yerinin tebliğ edilmemiş olmasının fesih anlamına gelip, gelmediği konusudur.
Davacı çalıştığı şubenin kapatıldığını öğrenince, davalı işverene ihtarname göndererek kıdem, ihbar tazminatı ile diğer işçilik alacaklarını talep etmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde iş akdinin telefonda sözlü olarak feshedildiğini iddia etmiş iken, davadan önce gönderdiği noter ihtarnamesinde bu hususta bir anlatıma yer vermemiştir.
Kaldı ki davacı iş sözleşmesinin telefonda sözlü olarak feshedildiğine ilişkin de dosya içine hiçbir kanıt sunmamıştır.
Davacının gönderdiği ihtarnameye karşılık veren işveren, davacıyı aynı ünvanla yakın bir şubede görevlendirdiğini bildirmiştir. Kurumsal bir şirket olan işverende bu aşamada fesih iradesinin olmadığı bu şekilde ortaya çıkmıştır.
Buna rağmen davacı yeni görevlendirildiği işyerine gitmediği gibi, iş şartlarının ağırlaştığına dair herhangi bir iddiayı da ileri sürmemiştir.
En sonunda işveren devamsızlık haklı nedenine dayanarak iş sözleşmesini yazılı olarak feshetmiştir.
Somut olayda, davacı işçinin yaptığı doğum sonrasında çalışma iradesinin bulunmadığı açık bir şekilde anlaşılmaktadır.
İşverenin devamsızlık gerekçesiyle yaptığı fesih haklı nedene dayanmaktadır. Bu nedenle davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerektiği kanısı ile sayın çoğunluğun onama görüşüne katılmıyorum.28.10.2014