YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/18834
KARAR NO : 2013/18548
KARAR TARİHİ : 12.09.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini beyanla davacının işe iadesine, sekiz ay işe başlatmama tazminatı ve dört ay boşta geçen süre ücretinin belirlenmesine kararı verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, asıl işveren Türk Telekomünikasyon AŞ’nin Türkiye genelinde bulunan tüm bina ve sistemlerinde, elektronik güvenlik ekipmanları ile güvenliği artıracak önlemler alacağından bahis ile tüm tesislerde şartname hükümlerine dayanarak personel azlatılmasına gidilmesini ve hangi illerde ne kadar personel çalıştırılması konusunda ek liste verdiğini, davacının çalıştığı Konya’daki işyeri için belirlenen sayının 45 olduğu ve davacının iş sözleşmesinin feshedilmesi tercihinin asıl işverenden geldiğini, yakın çevrede davacının görevlendirileceği başka pozisyon da bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece feshin haklı veya geçerli nedene dayandığı davalı tarafından ispat edilemediğinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz etmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18.maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış olanaklarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini olanaksız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir.
İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma olanaklarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğinden 10.04.2006 tarihinden beri iş yerinde güvenlik elemanı olarak çalışan davacının iş sözleşmesinin, 01.11.2011 tarihli fesih bildirimi ile asıl işverenin iş yerlerinde kameralı güvenlik, hırsızlık alarmı, kartlı ve turnikeli geçiş ve yeni nesil santral sistemlerine geçmesi gibi sistemleri kullanması nedeni ile iş yerlerinde personel fazlalığı oluştuğundan azlatmaya gidilmesi gerektiği ve yakın il/ilçelerde aynı özlük haklarının korunacağı başka proje de olmadığından feshedildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda dava dışı asıl işveren davalıdan, 04.10. 2012 tarihli yazı ile iş yerlerinde yeni güvenlik sistemlerini kullanmaya geçtiklerini bu nedenle fazla olan personel sayısını her il için bildirerek azaltmaya gidilmesini istemiştir. Tanıklar da bir kısım birimlerin kapatıldığını ve iş yerinde personel sayısının azaltıldığını doğrulamışlardır. Tüm bu maddi olgular işyerinde asıl işverenin bir kısım güvenlik hizmetlerini teknolijik imkanlarla sağlamaya başladığını ve buna bağlı olarak ta alt işverenin bir kısım güvenlik elemanlarının isihdamazlalığı oluşturduğunu göstermektedir. Ülke genelinde faaliyet gösterdiği anlaşılan davalı işverenin fesihten kısa süre önce veya sonra iş yerlerine (tüm projeleri için ) davacının niteliklerine uygun yeni işçi alınıp alınmadığı konusunda; getirtilecek olan işyerinin çalışan ve bunların görevlerine ilişkin personel kayıtları ile Sosyal Güvenlik Kurumu bordroları incelenerek feshin son çare ilkesine uyulup uyulmadığı denetlenmeden, eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi bozma nedenidir.
Sonuç:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.