Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/19714 E. 2013/18876 K. 16.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/19714
KARAR NO : 2013/18876
KARAR TARİHİ : 16.09.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı… Makina ve Yedek Parça San. Tic. A. Ş. avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … Mak. Ve Yedek Parça San Tic AŞ, davacı ile aralarında bir iş sözleşmesi olmadığını ve iş ilişkisi kurulmadığını, diğer davalı ile aralarında yapılan üretim destek hizmetleri sözleşmesi kapsamında diğer davalının işçisi olarak çalıştığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Trend Kurumsal Hizmetler Üretim Destek İnşaat Loj. Tem. San. ve Tic. Ltd. Şti., davacının üretim destek personeli olarak diğer davalı işyerinde çalıştığını, diğer davalı yetkilileri tarafından işyerinde uygulanan öneri sistemine katılması yönündeki eğitim ve taleplere olumsuz cevap vermesi ve uygunsuz davranışları sebebi ile diğer davalı işyerindeki işinden alındığını, kendisinin firmaya davet edilerek defalarca farklı işler önerildiğini, fakat kabul etmemesi ve işbaşı yapmaması sebebiyle de iş akdinin feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece; bilirkişi raporu ve tanık anlatımlarına dayanılarak davalılar arasındaki ilişkinin muvazaaya dayandığı ve davacının baştan itibaren davalı … Mak. ve Yedek Parça San. Tic. A. Ş. işçisi olduğu, feshin de geçerli nedene dayanmadığı gerekçesi ile feshin geçersizliğine ve davacı işçinin davalı … Mak. ve Yedek Parça San. Tic. A. Ş.’ deki işe iadesine, işe başlatma tazminatının dört aylık ücret tutarı olarak ve çalıştırılmadığı süre için en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesine, diğer davalı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı … Mak. ve Yedek Parça San. Tic. A. Ş. avukatı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında temel uyuşmazlık asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaaya dayanıp dayanmadığı ve bunun işe iade davasına etkileri noktasında toplanmaktadır.
Alt işveren bir işverenden işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve görevlendirdiği işçileri sadece bu işyerinde çalıştıran diğer işveren olarak tanımlanabilir. Alt işverenin iş aldığı işveren ise asıl işveren olarak adlandırılabilir. Bu tanımlara göre asıl işveren alt işveren ilişkisinin varlığından söz edebilmek için iki ayrı işverenin olması, mal veya hizmet üretimine dair bir işin varlığı, işçilerin sadece asıl işverenden alınan iş kapsamında çalıştırılması ve tarafların muvazaalı bir ilişki içine girmemeleri gerekir.
Alt işverene yardımcı işin verilmesinde bir sınırlama olmasa da, asıl işin bir bölümü ancak teknolojik nedenlerle uzmanlık gereken işin varlığı halinde verilebilecektir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesinde asıl işveren alt işveren ilişkisini sınırlandırılması yönünde yasa koyucunun amacından da yola çıkılarak asıl işin bir bölümünün alt işveren verilmesinde “işletmenin ve işin gereği” ile “teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler” ölçütünün bir arada olması gerektiği belirtilmelidir. İş Kanunu’nun 2. maddesinin 6. ve 7. fıkralarında tamamen aynı biçimde “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler” sözcüklerine yer verilmiş olması bu gerekliliği ortaya koymaktadır.
Alt İşverenlik Yönetmeliği’nin 11. maddesinde de asıl işin bir bölümünün alt işverene verilebilmesi için “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektirmesi” şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği belirtilmiştir.
İşverenler arasında muvazaalı biçimde asıl işveren alt işveren ilişkisi kurulmasının önüne geçilmek istenmiş ve İş Kanunu’nun 2. maddesinde bazı muvazaa kriterlerine yer verilmiştir.
Muvazaa Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiş olup tarafların üçüncü kişileri aldatmak amacıyla ve kendi gerçek iradelerine uymayan ve aralarında hüküm ve sonuç meydana getirmesi arzu etmedikleri görünüşte bir anlaşma olarak tanımlanabilir. Üçüncü kişileri aldatmak kastı vardır ve sözleşmedeki gerçek amaç gizlenmektedir. Muvazaanın ispatı genel ispat kurallarına tabidir. Bundan başka İş Kanunu’nun 2. maddesinin 7. fıkrasında sözü edilen hususların adi kanuni karine olduğu ve aksinin kanıtlanmasının mümkün olduğu kabul edilmelidir.
5538 sayılı yasa ile İş Kanunu’nun 2. maddesine bazı fıkralar eklenmiş ve kamu kurum ve kuruluşlarıyla sermayesinin yarısından fazlasının kamuya ait olduğu ortaklıklara dair ayrık durumlar tanınmıştır. Bununla birlikte maddenin diğer hükümleri değişikliğe tabi tutulmadığından asıl işveren alt işveren ilişkisinin öğeleri ve muvazaa öğeleri değişmemiştir. Alt işverene verilmesi mümkün olmayan bir işin bırakılması veya muvazaalı bir ilişki içine girilmesi halinde işçilerin baştan itibaren asıl işverenin işçileri olarak işlem görecekleri 4857 sayılı Kanun’un 2. maddesinin 7. fıkrasında açık biçimde öngörülmüştür. Kamu işverenleri bakımından farklı bir uygulamaya gidilmesi hukuken korunmaz. Muvazaaya dayanan bir ilişkide işçi, gerçek işverenin işçisi olmakla kıdem ve unvanının dışında bir kadro karşılığı çalışması ve diğer işçilerle aynı ücreti talep edememesi İş Kanunu’nun 5. maddesinde öngörülen eşitlik ilkesine aykırılık oluşturur. Yine koşulların oluşmasına rağmen işçinin toplu iş sözleşmesinden yararlanamaması Anayasal temeli olan sendikal hakları engelleyen bir durumdur.
Somut olayda; davalılar arasında 01.02.2011 tarihinde 1 yıl süreli üretim destek hizmetleri sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 2. maddesinde, “Trend Kurumsal Hizmetler Üretim Destek İnşaat Loj. Tem. San. ve Tic. Ltd. Şti., ‘nin, … Mak. ve Yedek Parça San. Tic. A.Ş.’ ne ait fabrikada, üretim süreçlerinin sağlıklı, etkin ve sorunsuz yürütebilmesinin temini için gereken yan işlerini-teknik hizmetler dahil organizasyon- … Mak. ve Yedek Parça San. Tic. A.Ş.’ nin şirket içi talimatlarına, işbu sözleşme ve eklerine ve anahtar teslimi ilkesine uygun şekilde gerçekleştireceği, elemanların temin ve istihdamını sağlayıp… Mak. ve Yedek Parça San. Tic. A.Ş.’ne anahtar teslimi sureti ile vereceği hususlarının düzenlendiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, tanık anlatımları ve dosya üzerinden inceleme yapan bilirkişi raporuna dayanılarak davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu kanaatine varılmış ise de; davalı … Mak. ve Yedek Parça San. Tic. A. Ş.’ nin faaliyet alanı, Trend Kurumsal Hizmetler Üretim Destek İnşaat Loj. Tem. San. ve Tic. Ltd. Şti. işçilerinin yaptığı işin asıl iş mi yoksa yardımcı iş mi olduğu, aradaki ilişkinin gerçekten sadece işçi temine yönelik mi olduğu hususları yeterince aydınlatılmamıştır. Mahkemece yapılacak iş, aralarında davalı … Mak. ve Yedek Parça San Tic. A. Ş.’ nin faaliyet alanında uzman bir bilirkişinin de bulunduğu üç kişilik bilirkişi heyeti ile işyerinde de keşif de yapılarak, yukarıdaki ilke ve açıklamalar ışığında davalılar arasındaki ilişkinin muvazaaya dayanıp dayanmadığını tespit etmekten ibarettir. İlişkinin muvazaaya dayandığının tespiti halinde, asıl işveren-alt işveren ilişkisinin geçersiz veya muvazaaya dayanması nedeni ile feshin geçersizliğine yönelik karar gerçek işveren hakkında kurulmalı, geçersiz veya muvazaaya dayalı ilişkinin diğer tarafı hakkında sıfat yokluğu davanın reddine karar verilmelidir. Alt işverenlik ilişkisinin geçerli olduğunun tespiti halinde ise, alt işverene iade kararı verilerek işe iadenin mali sonuçlarından davalılar müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalıdır. Eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin ödenen temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.