Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/19920 E. 2013/20024 K. 27.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/19920
KARAR NO : 2013/20024
KARAR TARİHİ : 27.09.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, davanın reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davalı işyerinde gece vardiyasında çalışan davacının alkol üreten işyerinde imzaladığı taahhütnameye rağmen yasak olduğu halde alkol aldığının tutanak, tanık anlatımları ile ispatlandığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesinin II. bendinde, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığında işverenin haklı fesih imkanının olduğu açıklanmıştır. Yine aynı maddenin II. bendinin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkanı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkanı tanımaktadır.
İşçinin eleştiri sınırları içinde kalan söz ve davranışları ise, işverene haklı fesih imkanı vermez.
Somut olayda; alkol almanın yasak olduğu işyerinde rakı distilasyon otomasyon operatörü olarak çalışan davacının iş sözleşmesi mesai saatinde yapılan kontroller sırasında alkollü olması ve hırsızlık gerekçesiyle feshedilmiştir. Davalı fesih sebebi ile bağlı olup fesih bildiriminde bahsedilen hırsızlık eylemi ile ilgili her hangi bir delil bulunmamaktadır. Davacı tanıkları davalı işyerinin alkol ürettiğini, çalıştıkları bölümde saf alkol bulunduğunu anason kokusunun yoğun olarak bulunduğunu beyan etmiş, davalı tanıkları ise işyerinde ilk defa alkol kontrolü yaptıklarını alkolmetre ile çalışanların üflemesi sonucu tutanak tuttuklarını; davacının konuşmasında bozukluk gözünde kızarıklık ve ağzında yoğun alkol kokusu bulunduğunu beyan etmiştir. Dosya içeriğine göre davacının vardiya amiri olarak gece vardiyasında çalıştığı, çalışan idari personelden sorumlu olduğu, ilk defa yapılan kontrol sırasında hakkında tutunak tutulduğu ve alkollü olduğu yapılan gözlem ve alkolmetreden çıkan ses üzerine tespit edilmiş ise de kan tahlili yapılmadan davacının alkollü olduğuna ilişkin yapılan tespit yeterli değildir. Emsal 2013/5824 esas, 2013/8763 karar numaralı dosyada davacı ile birlikte aynı sebeple çıkarılan … hakkında mahkemece verilen işe iade kararı Dairemizce onanmıştır. Emsal dosyada davacı ve arkadaşlarının kan tahlili yapılmasını talep ettiği ancak taleplerinın kabul edilmediği anlaşılmaktadır. Kan tahlili yapılmadan davacının alkollü olduğuna ilişkin yapılan tespit yeterli olmadığından davalı tarafından tutulan tutanağa itibar edilmemiştir. Haklı fesih sebebi dosya kapsamına göre ispatlanamamıştır. Davanın kabulü gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE,
3-Davacının kanuni sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih nedeni ve kıdemi dikkate alınarak dört aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine, davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna,
5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.320,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 350,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak, 27.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.