YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/19925
KARAR NO : 2013/19680
KARAR TARİHİ : 24.09.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, hafta tatili ve prim alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin haklı bir neden olmaksızın feshedildiğini ileri sürerek, davalıdan, kıdem-ihbar tazminatı ile fazla mesai, prim ve hafta tatili alacağının davalıdan ödetilmesini istemiştir.
Mahkemenin 27.05.2010 tarih ve 2008/484 esas – 2010/276 sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, tarafların kararı temyizi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 06.12.2012 tarih 2010/32023 esas – 212/41693 karar sayılı ilamı ile “Somut olayda davacının satış temsilcisi olduğu ve satıştan prim almak suretiyle çalıştığı dosya kapsamından anlaşılmakta olup, yukarıdaki ilke doğrultusunda davacının aldığı primlerin, yaptığı fazla mesaileri karşılayıp karşılamadığının araştırılması gerekirken eksik inceleme ile fazla mesai alacağına hükmedilmesi hatalıdır.” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, bu kez davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık taraflar yararına hükmedilen vekalet ücretin takdirinde usul ve kanuna aykırılık bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 326/2. maddesinde “Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.” öngörülmüştür.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 326/2. maddesinde “Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.” öngörülmüştür.
21.12.2011 tarihli, 28149 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 6/1 maddesi: “Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulh nedenleriyle; delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonra giderilirse tamamına hükmolunur…” hükmünü içermektedir.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 12/1. maddesinde, “Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Belirlenen bu ücret Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre tespit edilen ücretten az olamaz.” hükmü yer almaktadır. Buna göre hükmedilecek vekalet ücreti dava miktarı itibariyle 1.200 TL’nin aşağısında kalmasına rağmen- anılan madde gereği 1.200,00 TL’den az olamayacaktır. Ancak, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 30.06.2011 tarihli YD İtiraz No : 2011/321 numaralı kararı ile konusu para ile değerlendirilen davalarda hükmedilecek nispî avukatlık ücretinin Tarifeye göre belirlenen maktu avukatlık ücretinin altında kalması durumunda, hükmedilecek maktu vekâlet ücretinin de asıl alacağı geçmeyeceği yönünde bir sınırlandırma getirilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeden, asıl alacak tutarından fazla maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi sonucunu doğuracak şekilde asgari sınır getirilmesine yönelik tarife kuralının tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenecek nispî avukatlık ücretinin, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre tespit edilen ücretten (maktu avukatlık ücreti) az olamayacağına ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 12/1. maddesinin son cümlesinin yürütmesinin durdurulmasına karar vermiştir.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 12/2. maddesi “Şu kadar ki asıl alacak miktarı 3.333,33 TL’ye kadar olan davalarda avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının, ikinci bölümünde, icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen maktu ücrettir. Ancak bu ücret asıl alacağı geçemez.” hükmünü içermektedir.
Somut olayda, mahkemece, reddedilen miktar üzerinden davalı yararına vekalet ücreti hesaplanmış ise de, mahkemenin davalı yararına hükmettiği vekalet ücreti hesabı isabetli görülmemiştir. Davacının reddedilen alacak miktarları 15.968,74 TL’dir. Bu miktara göre davalı yararına 1.916,25 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 1.400,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi hatalıdır.
Ancak, belirtilen bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte olan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/6 maddesi uyarınca, hükmün aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Hükmün 3. fıkrasındaki “….redde göre ise davalı lehine 1.400,00 TL vekalet ücreti takdirine” cümlesinin hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerine; “redde göre ise davalı lehine 1.916,25 TL vekalet ücreti takdirine”, cümlesinin eklenmesine ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 24.09.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.