Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/20144 E. 2014/33283 K. 26.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/20144
KARAR NO : 2014/33283
KARAR TARİHİ : 26.11.2014

MAHKEMESİ : Bakırköy 10. İş Mahkemesi
TARİHİ : 02/04/2013
NUMARASI : 2012/314-2013/302

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davacının, davalıya ait iş yerinde, 18.11.2005 – 14.05.2012 tarihleri arasında deri tela – traş işçisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesini, maaş ve fazla mesai ücretlerinin tam ödenmemesi, sigorta gün sayısının eksik bildirilmesi ve primin düşük ücret üzerinden yatırılması sebebleriyle haklı sebeple feshettiğini, tazminat ve alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili; zamanaşımı def’inde bulunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının, davalıya ait iş yerinde 18.11.2005 – 14.05.2012 tarihleri arasında en son net 900,00 TL ücretle çalıştığı, iş sözleşmesini, bir kısım işçi ücretlerinin ödenmemesi sebebiyle haklı sebeple feshettiği, kıdem tazminatına hak kazandığı, fazla çalışma yaptığı, ulusal bayram genel tatillerde çalıştığı, ücret ve yıllık izin ücreti alacağı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı kanuni süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı, yıllık izin ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususları taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle iş yerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İş yerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut olayda, mahkemece, sezon dönemi olan yılın dokuz ayında, hafta içi 08:00 – 21:00 saatleri arasında birbuçuk saat ara dinlenmesinin düşülmesiyle (5 x 11,5 saat =) elliyedibuçuk saat, Cumartesi günleri 08:00 – 15:00 saatleri arasında bir saat ara dinlenmesinin düşülmesi ile altı saat, haftalık toplam ( 57,5 + 6 =) altmışüçbuçuk saat çalıştığı, haftada (63.5 – 45) onsekizbuçuk saat fazla çalışma yapıltığı, yılın kalan üç aylık döneminde, hafta içi 08:00 – 18:30 saatleri arasında bir saat ara dinlemesinin düşülmesiyle ( 5 x 9,5 = ) kırkyedibuçuk saat, Cumartesi günleri 08:00 – 13:00 saatleri arasında 1/2 saat ara dinlenmesinin düşülmesiyle dörtbuçuk saat, haftalık toplam (47,5 + 4,5 = ) elliiki saat çalıştığı, haftada (52 – 45 ) yedi saat fazla çalışma yaptığı kabul edilmiş ise de, davacı, dava dilekçesinde, hafta içi beş gün 08:00 – 18:30 arası Cumartesi günleri 08:00 – 13:00 saatleri arasında çalıştığını beyan etmiştir. Bu durumda, davacının talebi aşılarak, tanık beyanlarına göre bu süreleri aşacak şekilde fazla çalışma ücreti hesaplanması hatalıdır.
Öte yandan, ulusal bayram genel tatil çalışma günleri ile fazla çalışma çalışma gün ve saatleri davacı tanıklarının beyanlarına göre belirlenmiştir. Tanıkların beyanlarından, davacı ile tüm çalışma döneminde birlikte çalışmadıkları anlaşılmaktadır. Buna göre, davacı tanıklarının Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre davalı iş yerinde davacı ile birlikte çalıştıkları süre belirlenerek, belirlenen bu süreler için fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil çalışmasının ıspatlandığı kabul edilerek, diğer süreler için bu taleplerin ıspatlanamadığından reddi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Ayrıca, davacının 04.05.2006 – 15.05.2006, 28.04.2007 – 15.05.2007, 16.03.2009 – 31.03.2009, 07.06.2010 – 22.06.2010, 19.04.2012 – 08.05.2012 tarihleri arasında yıllık ücretli izin kulanmak istediğine dair imzalı talep dilekçeleri bulunmaktadır. Dilekçelerde davacının imzasının bulunması karşısısında, davacıdan bu dilekçeler ile ilgili beyanı sorularak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.11.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.