Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/20283 E. 2013/18492 K. 10.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/20283
KARAR NO : 2013/18492
KARAR TARİHİ : 10.09.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından sendikal sebeple haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının ütücü olarak görev yaptığını, müvekkili işveren tarafından davacının işyerindeki çalıştığı bölümden başka bir bölümde aynı işi yapmak üzere görevlendirilmek istendiğini ancak davacının hiçbir sebep göstermeksizin bölümünün değiştirilmesini kabul etmediğini, bu nedenle davacının iş sözleşmesinin müvekkili şirket tarafından haklı nedenlerle 14.05.2012 tarihinde feshedildiğini ve davacının aynı gün öğlen saatlerinde işyerini terk ettiğini belirterek feshin haklı nedene dayandığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının görev değişikliğinin esaslı değişiklik teşkil ettiğini, ancak yazılı olarak davacıya bildirilmediğini, işverenin çalışma koşullarında değişiklik bildirimi yaptıktan sonra verilen görevi yapmadığı gerekçesi ile 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesi uyarınca iş sözleşmesini feshedemeyeceği, feshin geçerli nedene dayandığının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında, iş sözleşmesinin feshinin haklı veya geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 22. maddesi uyarınca, “İşveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı iş günü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz. İşçi değişiklik önerisini bu süre içinde kabul etmezse, işveren değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını veya fesih için başka bir geçerli nedenin bulunduğunu yazılı olarak açıklamak ve bildirim süresine uymak suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir.” Bu maddeye dayanılarak yapılacak değişiklik feshinde; değişiklik ve fesih bildirimlerinin yazılı yapılması ve sebeplerinin de yazılı gösterilmesi geçerlilik koşuludur.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
4857 sayılı Kanun’un 19. maddesinin 1. fıkrasına göre işveren fesih bildirimini yazılı yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Fesih bildirimi yazılı yapılmamışsa veya fesih sebebi açık ve kesin bir şekilde belirtilmemişse aynı kanunun 21. maddesi gereğince geçerli sebep gösterilmediği kabul edilir.
Buna karşılık, aynı Kanun’un 25’inci maddesinde öngörülen, işverenin haklı nedenle derhal feshinde ise yazılı şekil şartı aranmamaktadır.
Davalı işyerinde “dikim bölümünde ara ütücü” olarak çalışan davacının iş sözleşmesi, görev yerinin “paket bölümünde ütücü” olarak değiştirildiği halde görev değişikliğini kabul etmeyerek işyerini terk ettiği gerekçesiyle feshedilmiştir.
Somut olayda, davacı dikim bölümünden paketleme bölümüne yine ütücü olarak görevlendirilmiş olup, bölüm değişikliğinin çalışma koşullarında esaslı değişiklik olarak nitelendirilmesi ve 4857 sayılı Kanun’un 22. maddesinde öngörülen yazılılık koşulunun aranması mümkün değildir. Yapılmak istenen bölüm değişikliğinde çalışma saati ve ücretinde farklılık olduğu da iddia ve ispat edilmiş değildir. Çalışma koşullarında esaslı nitelikte olmayan değişiklikler işverenin yönetim hakkı kapsamına girmektedir. Davacının bölüm değişikliğini kabul etmemesi ve paketleme bölümünde çalışmaması sebebiyle işverence yapılan feshin haklı nedene dayandığının kabulü ile davanın reddi yerine dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeyle davanın kabulü isabetli görülmemiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-)Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 64,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 10.09.2013 tarihinde oy birliği ile karar verildi.