Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/20287 E. 2013/18495 K. 10.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/20287
KARAR NO : 2013/18495
KARAR TARİHİ : 10.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde elektrik teknikeri olarak çalışmaya başladığını, 24.04.2012 tarihinde iş sözleşmesinin feshedilmiş olduğunu, fesih sebebinin şirket yönetim kurulunun almış olduğu yeniden yapılandırma kararı neticesinde norm kadroların yeniden düzenlenmesi olduğunu, davalı tarafından gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığını ileri sürerek feshin geçersizliğin tespiti ile işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili davayı kabul etmediklerini, iş sözleşmesinin işletmenin ve işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebeple feshedilmiş olduğunu davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, “…davalı kurumda 392 işçinin çalıştığı, ancak işçilerden sadece 17’sinin norm kadro ve istihdam fazlalığı gerekçesiyle iş sözleşmelerinin feshedildiği, davacının başka bir işte çalıştırılarak veya meslek içi eğitime tabi tutularak çalıştırılmasının mümkün olmasına rağmen en son çare olan feshin yapıldığı anlaşılmakla davalı kurum tarafından yapılan feshin geçerli nedene dayandığının davalı tarafça ispat edilemediği…” gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış imkanlarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, hammadde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini olanaksız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir.
İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma olanaklarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda, davacının iş sözleşmesi, yeniden yapılanmadan dolayı işletmesel karar gerekçesi ile feshedilmiştir. Mahkemece, davalı kurum Yönetim Kurulu tarafından alınan bu işletmesel kararın tutarlı şekilde uygulanıp uygulanmadığı, özellikle fesihten sonra yeni işçi alınıp alınmadığı, feshin kaçınılmaz olup olmadığının belirlenmesi açısından işten çıkaracakları belirlemede bir kural bulunup bulunmadığı araştırılmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile verilen karar hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek olması halinde ilgiliye iadesine, 10/09/2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.