Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/20298 E. 2013/18531 K. 10.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/20298
KARAR NO : 2013/18531
KARAR TARİHİ : 10.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı işçi, davalı …Ş.’ne bağlı olarak faaliyet gösteren Yozgat/Sorgun İşletme Müdürlüğünde 20.10.2010-24.04.2012 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence yeniden yapılanmaya ilişkin alman işletmesel karar neticesinde norm kadroların yeniden düzenlenmesi ve istihdam fazlalığı gerekçesi ile feshedildiğini, feshin geçerli sebebe dayanmadığını, işverenin gerçekte iş gücü maliyetlerini azaltmak ve ucuz iş gücü temin etmek maksadı ile iş sözleşmesinin feshettiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkili kurumun 25.01.2012 tarihli yeniden yapılandırma kararı neticesinde norm kadroları yeniden düzenlediğini, norm kadro fazlası olan işçilerin iş sözleşmelerinin geçerli sebebe dayalı feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece feshin geçerli sebebe dayanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, iş yerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış imkanlarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini olanaksız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi iş yeri içi sebeplerdir.
İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma olanaklarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda, davalı işveren Sivas İl Müdürlüğü ve Genel Müdürlük birimlerinin birleştirilmesi neticesinde, işletmenin tüm birimlerinde norm kadroların yeniden belirlendiğini ve istihdam fazlalığının oluştuğunu, organizasyon yapısında meydana gelen bu değişiklik sebebi ile davacının iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshedildiğini ileri sürmektedir.
Davalı şirketin Yönetim Kurulunun 25.01.2012 tarihinde, Genel Müdürlük ile Sivas Bölge Müdürlüğünün birleştirilmesi ve buna bağlı olarak tüm birimlerde norm kadroların tekrar tespit edilmesi yönünde karar aldığı, İcra Komitesinin 20.03.2012 tarihli kararı ile de tüm birimlerde norm kadro sayısının yeniden belirlendiği görülmektedir Davacının görev yaptığı Yozgat ilinde norm kadro sayısı doksanüç kişi olarak tespit edilmiştir.
İşverenin, yeniden yapılanma yönünde aldığı işletmesel karar neticesinde işyerinde istihdam fazlasının oluşması mümkündür. Davalı delil listesinde keşif deliline dayanmış ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasını talep etmiştir .Mahkemece, işyerinde keşif icra edilmeden ve bilirkişi incelemesi yapılmaksızın sadece davacının meslek içi eğitime tabi tutularak başka bir işte çalıştırılmasının mümkün olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
Feshin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığının belirlenmesi açısından gerekirse işyerinde keşif yapılmalı, istihdam fazlası olarak işten çıkarılan davacının başka bir bölümde değerlendirme imkanı bulunup bulunmadığı eski ve yeni organizasyon şemaları ve ilgili işletme kayıtları incelenerek belirlenmeli ve feshin hemen öncesi ve sonrasında işletmeye davacı ile aynı veya benzer nitelikte işçi alınıp alınmadığı gibi hususlarda bir arada değerlendirilerek, alınan işletmesel karar ile istihdam fazlalığının meydana gelip gelmediği, işverenin bu kararı tutarlı şekilde uygulayıp uygulamadığı, işverenin fesihte keyfi davranıp davranmadığı ve işletmesel karar sonucu feshin kaçınılmaz olup olmadığı somut olarak açıklığa kavuşturulmalıdır. Eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.