YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/20423
KARAR NO : 2013/18905
KARAR TARİHİ : 16.09.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ücret, fazla mesai, genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin, 13.08.2004 tarihinden beri davalı yanında ev hizmetlerinde (temizlik, yemek, çocuk bakımı vs.) çalıştığını, haklı olarak işten ayrılması nedeniyle kıdem tazminatı, genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti, ücret ve fazla mesai alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının, müvekkili yanında ev hizmetlerinde sigortalı olarak çalıştığını, bu nedenle İş Kanunu’na tabi olmadığını ve görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, ev hizmetlerinde sigortalı olarak çalışan davacı hakkında iş yasası hükümlerinin uygulanamayacağı ve dava konusu alacakların Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca genel mahkemelerde dava edilebileceği gerekçesiyle Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görevli olduğundan bahisle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Uyuşmazlık taraflar arasındaki ilişkinin İş Kanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda iş mahkemesinin görevi noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 1. maddesinin 2. fıkrası ve 4. maddesinde belirtilen ayrık durumlar dışında kalan bütün işyerlerinde, işverenler ile işveren vekillerine ve çalışma şekline bakılmaksızın işçilere bu Kanun’un uygulanacağı belirtilmiştir.
İş Mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde iş davalarına bakmak üzere bir asliye hukuk mahkemesi görevlendirilir. İş davalarına bakmakla görevli asliye hukuk mahkemesine açılan dava “iş mahkemesi sıfatıyla” açılmamış ise, mahkeme görevsizlik kararı veremez. Bu durumda, asliye hukuk mahkemesi ara kararı ile “iş mahkemesi sıfatıyla ” baktığını belirterek davaya bakmaya devam eder.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca İş Kanunu’na göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri iş mahkemeleridir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 4. maddesinin 1. fıkrasının e bendi uyarınca, “ev hizmetlerinde çalışanlar” hakkında bu kanun hükümleri uygulanmaz. Kısaca, ev hizmetlerinde aşçı, uşak, temizlikçi, gibi işlerde çalışan işçi ile ev sahibi işveren aralarındaki uyuşmazlığın iş mahkemesinde değil, genel mahkemelerde çözümlenmesi gerekir. İş Kanunu kapsamı dışında bırakılan bu hizmetleri gören kimselerle bunları çalıştıranlar arasındaki hukuki ilişkilerde Borçlar Kanununun hizmet akdine ilişkin hükümleri uygulanır. Çalışmayan aile bireylerini evden alarak alışverişe, şehir içinde gezmeye götüren, boş zamanında ev ve eklentilerinde zamanını geçiren şoförün de ev hizmeti yaptığı ve iş kanunu kapsamında olmadığı kabul edilmelidir.
Buna karşın evde hastaya bakan hemşire ve çocuk eğiticisi İş Kanunu kapsamında değerlendirilmelidir.
Somut olayda, davacının, 13.08.2004 tarihinden itibaren davalıya ait doktor muayenehanesinde çay, yemek ve temizlik işlerini yapmak üzere çalışmaya başladığı ve bir süre sonra davalının evinde çalışmasının devam ettiği anlaşılmaktadır. Dosyada bulunan SGK hizmet dökümüne göre de, davacının bütün çalışması, davalıya ait işyeri olan doktor muayenehanesinden kuruma bildirilmiştir. Şu halde, mahkemece, hizmetin, davalıya ait muayenehane işyerinde geçen süresi ile evde geçen süresinin duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenerek, işyerindeki çalışmanın İş Kanunu kapsamında değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 16.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.