YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2053
KARAR NO : 2013/22819
KARAR TARİHİ : 30.10.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozmaya uyarak isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ….. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkili işçinin iş sözleşmesinin haklı neden olmaksızın feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini beyanla, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili ücreti ile bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalıların iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında, davacının fazla çalışma ve hafta tatili ücretlerinin hesaplanması ile ibranamenin geçerliliği noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını ve hafta tatilinde çalıştığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Anılan çalışmaların yapıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda, tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bununla birlikte, işyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de, anılan çalışmaların olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı tanıkları beyanlarına itibarla, davacının çalışma süresi boyunca haftalık yirmibirsaat fazla çalışma yaptığı kabul edilmiş, hesaplama ise haftalık oniki saat üzerinden yapılmıştır. Hafta tatili açısından ise, tüm hafta tatili günlerinde çalıştığı kabul edilerek hesap yapılmıştır.
Öncelikle, işin inşaat sektöründe olması sebebiyle, her mevsim aynı çalışma koşullarında çalışmanın varlığı hayatın olağan akışı içerisinde mümkün değildir. Diğer taraftan, davalılara ait işyerinde soğuk demir ustası olarak çalışan dava dışı bir işçinin işçilik alacaklarının hüküm altına alındığı Ankara 19. İş Mahkemesi’nin 2010/148 esas 2012/164 karar sayılı kararının yapılan temyiz incelemesi sonucunda verilen Dairemizin 14.12.2012 tarih 2012/7760 esas 2012/28301 karar sayılı kararında, işyerinde aralık ayının başından mart ayının sonuna kadar haftalık on saat; diğer aylarda ise haftalık oniki saat fazla çalışma yapıldığına, iki haftada bir gün hafta tatili izni kullanıldığına yönelik kabulün isabetli olduğuna hükmedilmiştir. Davacının da, bahsi geçen işçiyle birbirine yakın dönemlerde çalıştığı anlaşılmaktadır.
Anılan nedenlerle, işçinin fiilen yaptığı işin niteliğinin nazara alınarak, yukarıda belirtilen emsal dosya kabulünün de eldeki dava bakımından değerlendirilmesinin yapılarak, fazla çalışma ile hafta tatili ücreti alacakları bakımından bir sonuca gidilmelidir.
3- Dosyaya sunulan işçi imzalı ibranamede, fesihte işçiye 649,40 TL tutarında kıdem tazminatı ve 464,44 TL tutarında ihbar tazminatı ödendiği yazılı olup, anılan ibranamenin makbuz hükmünde kabul edilerek, hesaplanan kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarından mahsup edilmesi gerekirken, yazılı şekilde soyut tanık anlatımlarına ve işverenin yazılı delillerle ödemeyi ispatlamayamadığı gerekçesine dayanan bilirkişi raporuna itibarla anılan ödemelerin nazara alınmaması hatalıdır.
Yukarıda yazılı sebeplerden eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.