Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/20656 E. 2013/18796 K. 13.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/20656
KARAR NO : 2013/18796
KARAR TARİHİ : 13.09.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanmadığını ileri sürerek feshin geçersizliğin tespiti ile işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili şirketin Batman Bölge Devlet Hastanesinin bilgi işlem otomasyon işini 31.08.2010 tarihinden itibaren ihale ile aldığını, … müfettişliğinin yazısı gereği davacının veri kayıt işlerinde teftiş süresince çalıştırılmaması yönünde talimat verildiği, bu nedenle davacının iş sözleşmesinin feshedildiğini, hastane ile müvekkili şirket arasındaki ihale sözleşmelerine ve şartnamelere göre işçilerin işe alımlarında ve işlerine son verilmesinde yetkinin hastanede olduğunu, davacının baştan itibaren … işçisi olduğunu, davacının iş sözleşmesinin belirli süreli olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etti.
Davalı bakanlık vekili, davacı ile idare arasında sözleşmenin bulunmadığını, davacının diğer davalı şirket çalışanı olduğunu, … Teftiş Kurulu Başkanlığının raporunda davacının sahte reçete düzenlenmesinde dahili olduğu sonucuna varıldığı kanaatiyle inceleme bitene kadar davacının veri kayıt işlerinde çalıştırılmamasının istendiğini, bunun üzerine yüklenici firmanın davacının iş sözleşmesinin feshettiğini belirttiğini, davacının iş sözleşmesinin müvekkili idare tarafından feshedilmediğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etti.
Mahkemece, feshin geçerli nedene dayandığının ispat edilemediği, bu nedenle feshin geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin haklı veya geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun’un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğinden,davacının 19.01.2009-10.10.2010 tarihleri arasında davalı işyerinde veri kayıt elemanı olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin … Teftiş Kurulu Başkanlığının gönderdiği yazıda veri kayıt işlerinde çalıştırılmaması gerektiğinin ifade edilmesine ve çalıştırılabilceği başka bir pozisyonun olmaması gerekçesiyle geçerli neden belirtilerek feshedildiği anlaşılmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı hakkında … Teftiş Kurulunca sahte gözlük reçetesi düzenlediği iddiası hakkında soruşturma yürütüldüğü, bu soruşturma sonucu düzenlenen raporda davacının sahte reçete düzenlenmesinde dahilinin olduğu sonucuna varıldığının belirtildiği anlaşılmaktadır. Davacının soruşturma kapsamında incelenen reçetenin göz polikliniğinde tanı girişini yaptığı dosya kapsamından sabittir. Davacı soruşturma kapsamında verdiği ifadede ilgili reçeteye ilişkin veri girişini kendisinin yerine başkasının girmiş olabileceğini, lavaboya gittiğinde başka birininde giriş yapmış olabileceğini savunmuştur. Dosya kapsamı incelendiğinde 2010 yılında davacıya görev yerinde bulunmadığı gerekçesiyle uyarı cezası verildiği anlaşılmaktadır. Tüm dosya kapsamına ve soruşturma raporu dikkate alındığında davacının iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiği anlaşılmaktadır. Bu gerekçe ile mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 60,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 13.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.