Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/20708 E. 2013/18716 K. 13.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/20708
KARAR NO : 2013/18716
KARAR TARİHİ : 13.09.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı bir sebebe dayanmaksızın feshedildiğini ileri sürerek, ihbar ve kıdem tazminatları ile yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 07.07.2006 tarihinde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışmaya başladığını, davacının 16-17-18.06.2008 tarihlerinde izin almadan işe gelmediğini, feshin haklı olduğunu, davacıya bütün alacaklarının ödendiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının görev değişikliğini kabul ettiğini, akabinde çalışma koşullarının ağırlaştırılması sebebiyle işe devam etmek istemediğini, davacının iş sözleşmesini haklı olarak feshettiği gerekçesiyle kıdem tazminatı ile fazla çalışma ücreti alacağı taleplerinin kabulüne, diğer taleplerinin ise reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Taraflar arasında davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Dosya kapsamından, davacının davalı işveren tarafından 09.06.2008 tarihinden itibaren Aliağa Petrol Ofisi taşımacılığında görevlendirildiği, davacının bu görevlendirmeyi kabul ettiğini yazılı olarak bildirdiği anlaşılmaktadır. Davacının sözkonusu görevlendirmeyi kabul etmesine rağmen, 15-16-17-18.06.2008 tarihlerinde işyerine izinsiz ve mazeretsiz gelmediğinden dolayı iş sözleşmesi davalı işveren tarafından haklı olarak feshedilmiştir. Ayrıca, davacı işçi, çalışma koşullarının ağırlaştırıldığını da iddia ve ispat etmemiştir. Bu durumda, davacının kıdem tazminatı talebinin reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
2-Öte yandan, davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda da taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille sözkonusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, fazla çalışma ücreti alacağı konusunda hesap yapılırken davacı ile birlikte işten çıkarılan ve menfaat birliktelikleri olan şahit anlatımları dikkate alınmıştır. Mahkemece, fazla çalışma alacağı konusunda sadece bu şahitlerin anlatımlarına dayanılarak hüküm kurulması hatalıdır. Davacı tanker şoförü olarak çalıştırılmaktadır. Bu tür çalışanların araç kullanma saat sınırlaması mevcuttur. Davacının kullandığı tankerin akaryakıt dolum tesisine giriş ve çıkış kayıtları ile ayrıca takometre kayıtları getirtilip, bilirkişi incelemesi yaptırılarak, davacının çalışma gün ve saatleri tam olarak belirlenmeli, sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilerek davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı açıkça saptanmalıdır. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi de usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.