YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/20998
KARAR NO : 2013/18359
KARAR TARİHİ : 09.09.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
İş sözleşmesinin geçerli neden olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini belirten davacı vekili, feshin geçersizliğinin tespiti ile diğer hakların belirlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının veri giriş elemanı olarak çalıştığını, performansının yetersiz olduğunu, tutum ve davranışları nedeniyle işyerinde olumsuzluklar yaşandığını, bu sebeplerle iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, işverenin, fesih bildiriminde ifade ettiği hususları yargılama sırasında kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedilip edilmediği noktasındadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, aynı yasanın 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedene dayandığını kabul etmek gerekecektir.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğinden, 18.05.2004 tarihinden beri işyerinde veri giriş elemanı olarak çalışan davacının iş sözleşmesinin, 16.01.2012 tarihli fesih bildirimi ile, davacı hakkında tutulmuş olan tutanaklara atıf yapılarak, performans düşüklüğü ve işe uyum sağlayamama gerekçesiyle geçerli nedenle feshedildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, işveren tarafından, davacı hakkında, performans düşüklüğü, performans eğitim sürecine katılmama, mola saatlerine ve çalışma düzenine uyum göstermeme nedenleriyle toplam dokuz adet tutanak tutulmuştur. 27.12.2011 tarihli tutanakta, işyerinde aynı katta taşınma işlemi yapıldığı, ancak davacının neden göstermeksizin eski yerinde çalışmaya devam edeceğini, kendisine tahsis edilen yeni masada çalışmayacağını bildirdiği belirtilmiştir. Davalı tanıkları da, davacının mola saatlerine uymadığını, masasını değiştirmeyi dahi kabul etmediğini ifade etmiştir. Davacının davranışları, iş akışını, planlamasını ve işleyişini olumsuz yönde etkileyici nitelikte olup, iş ilişkisinin sürdürülmesinin, işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği açıktır. Bu anlamda, iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayandığı kabul edilerek davanın reddi yerine yazılı şekilde davacının işe iadesine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Tahsili gereken 24,30 TL harçtan, peşin yatan 21,15 TL harcın mahsubu ile bakiye 3,15 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yapmış olduğu 805,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine kesin olarak oyçokluğuyla 09.09.2013 tarihinde karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, kararın onanması gerekir görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılamıyorum. 09.09.2013