YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/21000
KARAR NO : 2013/18699
KARAR TARİHİ : 12.09.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili; müvekkilinin iş sözleşmesinin feshedildiğini, feshin geçerli sebebe dayanmadığını iddia ederek feshin geçersizliğinin tespiti ile davacının işe iadesine karar verilerek işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; fesih tarihi itibariyle davalıya ait işyerinde 30 işçi çalışmadığını, davacının iş güvencesinden yararlanamayacağını, iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, fesih tarihi itibariyle davalıya ait işyerinde 30 işçi çalışmadığı, davacının iş güvencesinden yararlanamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında fesih tarihi itibariyle işverence otuz veya daha fazla işçi çalıştırılıp çalıştırılmadığı ve dolayısıyla davacının iş güvencesi kapsamında kalıp kalmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesidir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesinin birinci fıkrasına göre iş güvencesi hükümlerinden yararlanmak için otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerinde çalışmak gerekir. Aynı maddenin dördüncü fıkrasına göre işverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan sayısı bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenir. İşçi sayısına ilişkin bu hüküm nispi emredici olduğundan, daha az işçi sayısını öngören sözleşme hükümleri geçerli kabul edilmektedir.
Otuz işçi sayısının belirlenmesinde fesih bildiriminin işçiye ulaştığı tarih itibariyle belirli-belirsiz süreli, tam-kısmi süreli, daimi-mevsimlik sözleşmelerle çalışan tüm işçiler dikkate alınır.
Davacı yan Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında grup şirketlerinin işçisi olarak gözüktüğü halde aslında davalı işyerinde çalışan işçiler olduğunu, fesih tarihinden kısa bir süre önce bazı işçilerin grup şirketlerine nakledildiğini iddia etmektedir. İddia konusu ./..
çalışanların davalı işyerinde işçi mahiyetinde olup olmadığı belirlenmeli, fesih tarihinden kısa bir süre önce grup şirketlerine nakledilen işçi olup olmadığı Sosyal Güvenlik Kurumu ve davalı işyerinden ayrı ayrı sorulmalı, ayrıca iş sözleşmesinin feshedildiği tarihte davalı işverenin Türkiye genelinde başka işyeri bulunup bulunmadığı araştırılıp, bu işyerlerinde çalışan işçi sayısı tespit edilmeli, 30 işçi sayısı kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilerek davacının iş güvencesi kapsamında olup olmadığı belirlenmelidir. Açıklanan hususlar yerine getirilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 12.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.