YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/21300
KARAR NO : 2013/18828
KARAR TARİHİ : 13.09.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacının davalı işyerinde 01.04.2005-26.09.2012 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin işyerindeki tüm işlerin çok ağır ve tehlikeli işler kapsamında olduğu, hafif iş tarifine uygun herhangi bir pozisyon bulunmadığı gerekçesiyle sonlandırıldığını, davacının sağlık raporuna uygun yapabileceği işlerin bulunmadığının doğru olmadığını, davacıya rapor verildikten sonra çalışmakta olduğu lastik imal II bölümünden transpalet bölümüne verilip bu bölümde fazla çalışma yaptırılarak çalıştığını, davacının işyerindeki iş şartlarından kaynaklanan sebeplerle hastalanıp çalışma gücünü yitirdiğini, işverenin bu durumdaki işçiyi gözetmesinin sosyal bir yükümlülük olduğunu, işletmenin bütünü incelendiğinde davacının yapabileceği işlerin bulunduğunu belirterek, davacının işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, davacının lastik imal operatörü olarak çalışmakta iken, 2008 yılı Şubat ayında bir ameliyat geçirdiğini ve o tarihten sonra sık sık istirahat raporu kullandığını, meslek hastalığı başvurusu üzerine İstanbul Meslek Hastalıkları Hastanesinin 11.06.2010 tarihli ve 2010/1423 sayılı sağlık kurulu raporunda davacının mesleği ile ilgili hastalığının olmadığının, istirahat süresi sonu olan 21.06.2010 tarihinden itibaren ağır bir yük kaldıramayacağının ve sürekli ayakta durmasını gerektirmeyen bir bölümde çalışmasının gerektiği uyarısını içerdiğini, davacının bu tarihten sonra da izin ve rapor kullandığını, işyerine geldiği günlerde kendisine iş verilmeyip ofiste tutulduğunu, 24.10.2010 tarihinde transpalet sürücüsü olarak görevlendirildiğini, davacının fesih tarihine kadar bu işte çalıştığını, davalı işyerindeki tüm işlerin ağır ve tehlikeli iş kapsamında olduğunu, transpalet işinin ise raporuna uygun olarak çalışabileceği işler arasında nispeten hafif sayılabilecek bir iş olduğunu, transpalet kullanmanın ehliyet gerektirmeyen herkesçe yapılabilecek bir iş olduğunu, davacının bu tarihten sonrada sürekli istirahat kullandığını, iş sözleşmesinin 26.09.2012 tarihinde sonlandırıldığını, davacının çalıştırılabileceği başka bir iş bulunmadığını, feshin haklı ve geçerli olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davacının 2010 yılı Şubat ayından 2012 yılı Mayıs ayına kadar hemen hemen her ay iki gün ile otuz gün arasında değişen sürelerle rapor alarak çalışmamış olmasının işyerinde olumsuzluklara yol açtığı düşünülse dahi, davacının sağlık sorununun ciddi ve samimi olduğunun işyeri yetkilileri tarafından da kabul edilmiş olması, Mayıs ayından itibaren rapor almayıp çalışmasına düzenli olarak devam eden davacının sözleşmesinin aradan geçen bu süreye rağmen önceki tarihlerde alınmış raporlar gerekçe gösterilerek sonlandırılması ve davacının sağlık durumuna göre belki de hiç istirahat kullanmadan çalışabileceği başka işler olduğu halde işverence bu durumun dikkate alınmaması sebebi ile işverenin feshe son çare olarak başvurduğunu söylemenin olanaklı olmadığı, bu sebeplerle feshin geçerli sebebe dayanmadığı gerekçesi ile feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine, işe başlatma tazminatının beş aylık ücret tutarı olarak ve çalıştırılmadığı süre için en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, lastik imal operatörü olarak çalışan davacının bel fıtığı rahatsızlığı sebebiyle 2007 ile 2012 yılları arasında değişik süreleri kapsayan raporlar kullandığı, İstanbul Meslek Hastalıkları Hastanesinin 21.06.2010 ve 03.12.2010 tarihli “ağır bir yük kaldırmayacağı ve sürekli ayakta durmasını gerektirmeyen bir bölümde çalışmasına“ dair sağlık kurulu raporları sonrası, davalının iş yerindeki tüm işlerin ağır ve tehlikeli işler kapsamında olduğu, fesih tarihi itibarıyla davacının görevlendirileceği uygun ve boş kadroda iş bulunmadığı, bu durumda işverenden iş ilişkisini sürdürmesinin beklenemeyeceği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca işverence yapılan feshin geçerli sebebe dayandığı gözetilmeden yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 230,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 13.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.