Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/21409 E. 2013/19723 K. 24.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/21409
KARAR NO : 2013/19723
KARAR TARİHİ : 24.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA : Davacı, fazla çalışma, yıllık izin ile ulusal bayram genel tatil ücreti
Alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı ve İçişleri Bakanlığı avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davacının … nezdinde çalışmakta iken, 6111 sayılı Kanun’un 166. maddesi kapsamında Milli Eğitim Müdürlüğüne tayin edildiğini, davacının ataması yapılırken bir kısım yıllık izin hakkının kullandırılmadığını ve yıllık izin alacağının ödenmediğini, davacının atandıktan sonra emekli olduğunu, ancak atandığı kurumda da yıllık izinleri kullandırılmadığı gibi yıllık izin ücretlerinin de ödenmediğini, davacının kullanmadığı yıllık izinlerinin mevcut olduğunu, yıllık izin ücretlerinden davalı belediyenin sorumlu olduğunu belirterek, yıllık ücretli izin alacağının davalı işverenden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, devir nedeni ile davalının izinden sorumlu olmadığını, fazla mesai ve tatil çalışmaları olmadığını davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan ilk yargılama sonunda, 04.06.2012 tarih 2011/591 esas, 2012/511 karar sayılı ilam ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın süresi içerisinde davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan inceleme sonucunda Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 19.11.2012 tarih 2012/32306 esas, 2012/38262 karra sayılı ilamı ile “Davalı … başkanlığında istihdam fazlası olarak belirlenen ve komisyon kararı ile Milli Eğitim Bakanlığı’na iş sözleşmesi devredilen davacı işçi nakil kararı sonrası devreden kurumda işe başladığından devir tarihinde ortada fesih bulunmadığı devreden davalı … başkanlığının doğmamış ve muaccel olmayan yıllık ücretli izinden sorumlu tutulamayacağı, dava dilekçesinin devralan işverene tebliğ edilmesi gerektiği ve taraf sıfatı olmayan davalı hakkında hüküm kurulması hatalı olduğu, kabule göre ise, yıllık ücretli izin ücretinin net ödenen miktar üzerinden ve davacı son yıllarda izin kullanmadığını belirtmesine rağmen, talep dışında çıkılarak tüm süre içinde kullanmadığı izinler karşılığı ücret hesaplanmasının isabetsiz bulunduğu, davalı işyerinde itfaiye elemanı olarak 24 saat çalışma ve 48 saat dinlenme esasına göre çalışan, davacının bu çalışma şekline
göre ulusal bayram ve genel tatil günlerine denk gelen nöbetinin olacağı hüküm altına alınan fazla mesai ücret alacağına en yüksek banka mevduat faizi yerine kanuni faiz yürüt ütmeyeceği” gerekçeleri ile karar bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ve dava dışı İçişleri Bakanlığı davaya dahil edilmiştir. Bozma kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda dava konusu tüm talepler yönünden … aleyhine açılan davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmiş, dahili davalı … yönünden yıllık izin ücret alacağı talebinin derdestlik nedeni ile reddedilmiş ve fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil günleri çalışma karşılığı ücret alacaklarının dahili davalı … Bakanlığından tahsili yönünde hüküm kurulmuştur.
Karar süresi içerinde davalı … ve davacı taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafları aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının temyiz itirazları yönünden;
İş yeri devrinin iş ilişkisine etkileri ile işçilik alacaklarından sorumluluk hususlarında taraflar arasında uyuşmazlık sözkonusudur
İşyeri devrinin esasları ve sonuçları 4857 sayılı İş Kanununun 6. maddesinde düzenlenmiştir. Sözü edilen hükümde, işyerinin veya bir bölümünün devrinde devir tarihinde mevcut olan iş sözleşmelerinin bütün hak ve borçlarıyla devralan işverene geçeceği öngörülmüştür. Devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlar açısından, devreden işverenle devralan işverenin birlikte sorumlu oldukları aynı yasanın üçüncü fıkrasında belirtilmiş, devreden işverenin sorumluluğunun devir tarihinden itibaren iki yıl süreyle sınırlı olduğu hükme bağlanmıştır.
Somut olayda devirden önce doğmuş olan ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devreden işverenin devir tarihinden itibaren 2 yıl süre ile devralan işverenin birlikte sorumlu olduğunun dikkate alınmaması , dava konusu fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil günleri ücret alacakları talepleri yönünden … aleyhine açılan davanın husumetten reddi hatalıdır .
3-Davalı … Bakanlığının temyiz itirazları yönünden;
Somut olayda ; davacı tarafça fazla çalışma ücret alacağı yönünden dava 30.04.2012 tarihinde ıslah edilmiştir. Bilirkişi ek raporlarının alınmasından sonra 25.05.2012 tarihli dilekçe ile fazla çalışma ücret alacağı talebinin ikinci defa ıslah edildiği görülmektedir. Mahkemece ikinci ıslah ile arttırılan miktarlar üzerinden hüküm kurulmuştur
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 176/2. maddesi uyarınca aynı davada taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabileceğinden, fazla çalışma ücret alacağının ikinci ıslah ile artırılan miktarlar üzerinden hüküm altına alınması hatalıdır.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 24.09.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.