YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/21596
KARAR NO : 2013/20134
KARAR TARİHİ : 27.09.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, ödenmeyen ücret alacağının belirlenerek, ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işletilecek faizleri ile birlikte davalı sendikadan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili: davacının davalı sendika bünyesinde 17.06.2011 tarihli Kocaeli 2 nolu Şube Yönetim Kurulu Kararı ile 16/02/2012 tarihine kadar davalı sendikanın Kocaeli 2 nolu Şube Başkanı olarak hizmet verdiğini, önceki dönemlerde davalı sendika bünyesinde aynı statüde hizmet veren başkanlara maaş ve diğer yasal sosyal hakları ödenmiş olmasına rağmen müvekkile hizmet süresinde maaşı ödenmediği gibi diğer yasal sosyal haklarının da kullandırılmadığını iddia ederek bu alacakların ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işletilecek faizleri ile birlikte davalı sendikadan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının istifa eden şube başkanının yerine bir süre şube başkanlığı yaptığını, davacının işinde çalıştığını ve amatör sendika yöneticisi konumunda olduğunu, davacı hakkında sendika yönetimince profesyonellik kararı alınmadığını, davacıya bütün huzur haklarının ise ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının amatör sendika yöneticisi olarak çalıştığı ve yöneticilik döneminde işyerinde çalışmaya devam ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının profesyonel sendika yöneticisi olup olmadığı ile talep ettiği ücret ve diğer sosyal haklarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 44. maddesinde, “Sendikalar gelirlerini Sendikalar Kanunu ve tüzüklerinde gösterilen faaliyetler dışında kullanamazlar ve bağışlayamazlar.” denilmiştir.
Yine aynı Kanun’un 45. maddesinde, “Konfederasyonlar ile sendikaların ve şubelerinin yönetim kurulu üyeleri ile başkanlarına verilecek ücretler, her türlü ödenek, yolluk ve tazminatlar genel kurul tarafından tespit olunur. Bunlar da yönetim kurulunca faaliyet raporunda gösterilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda davacının önceki profesyonel şube başkanı istifa edince 17/06/2011-16/02/2012 tarihleri arasında şube başkanı olarak görev yaptığı, bu dönemde işyerinde çalışmaya devam ettiği uyuşmazlık dışıdır. O halde davacı fiilen amatör şube başkanı olarak görev yapmıştır. Bu noktada çözülmesi gereken hukuki problem davacının amatör olarak yöneticilik yapmasının davalı sendikanın hukuka aykırı işlem ya da işlemlerine dayanıp dayanmadığıdır.
Sendika ile sendika yöneticileri arasındaki ilişkinin kural olarak vekalet ilişkisi olduğu kabul edilmelidir. Sendika yöneticisine emeği karşılığı düzenli olarak dönemsel ödeme yapılması, çalışmasının kuruma bildirilmesi ve ücret bordrosu düzenlenmesi iş ilişkisinin varlığını göstermez.
Ücret, vekalet sözleşmesinin zorunlu unsuru değildir. Buradan hareketle sendikalarda profesyonel sendika yöneticisi ve amatör sendika yöneticisi olmak üzere iki tip yöneticinin söz konusu olduğunu söylemek gerekir. Sendika yöneticilerine verilecek ücretler ile sağlanacak diğer menfaatleri belirleme yetkisi ise münhasıran genel kuruldadır.
Profesyonel sendika yöneticiliği, idare hukukunda yer alan statüler gibi değildir. Profesyonel sendika yöneticiliği kadrosunun açık olması bir başka ifadeyle sendika yönetim kurulunca şube sekreterliği kadrosunun profesyonel kadro olarak kabulüne karar verilmesi sendika yöneticisinin kendiliğinden o kadroya atanmış sayılacağı sonucunu doğurmaz. Sendika yöneticisinin de profesyonel sendika yöneticiliğini talep etmesi gerekir. Bir başka ifadeyle profesyonel sendika yöneticiliği, sendika yöneticisinin tercihine bağlı bir pozisyondur. Yöneticinin, özellikle sendikanın sağlayacağı maddi menfaatlerle iş sözleşmesi ile sağlayacağı menfaatler ve profesyonel yöneticilik nedeniyle üzerine aldığı risk gibi hususları birlikte değerlendirmesi neticesinde amatör sendika yöneticiliğini tercih etmesi mümkündür. Bunun sonucu olarak sendika yöneticisinin talebi yoksa profesyonel sendika yöneticiliği kadrosu açık olsa bile sendikanın yöneticinin profesyonel sendika yöneticisi olarak değerlendirme yükümlülüğünden söz edilemez. Diğer taraftan Profesyonel sendika yöneticileri işyerinden bu amaçla ayrılırlar. Uyuşmazlık dönemindeki yasal düzenlemeye göre iş sözleşmeleri bu nedenle sona erer. Oysa amatör sendika yöneticileri işyerinde çalışmaya devam edip sendikal faaliyetlerini sendikal izinleri ile yerine getirirler. Bu noktada özellikle belirtmek gerekir ki bilirkişinin şube başkanlığına profesyonel kadro verildiği ve bu kadronun kaldırılmadığı, bunun kişiye özgü olmadığı yönündeki gerekçesi yerinde değildir. Çünkü sendika ile yönetici arasında vekalet sözleşmesi bulunmakta olup, bu sözleşme güven ilişkisine dayalı ve vekilin kişisel özelliklerinin de önemli olduğu bir sözleşmedir.
Öncelikle davacının profesyonel sendika yöneticiliğine ilişkin bir talebinin bulunup bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Bu yön araştırılmalıdır. Eğer davacının bu konuda bir talebi mevcutsa sendika tüzüğü hükümleri ile fiili durum birlikte değerlendirilerek davacıya profesyonel kadro verilmemesinin davalı sendikanın hukuka aykırı işlem ya da işlemlerine dayanıp dayanmadığı ortaya konulmalıdır. Bundan sonra yapılacak araştırma ve değerlendirme sonucuna göre eğer davacının talebi olmasına rağmen kendisine hukuka aykırı işlemle ya da işlemlerle profesyonel kadro verilmediğinin anlaşılması halinde davacının fiilen profesyonel sendika yöneticiliği yapmadığı dikkate alınarak ve davacının ancak uğradığı zararın tazmini isteyebileceği göz önünde bulundurulup davacının talepleri hakkında karar verilmelidir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, bozma sebeplerine göre davalının sair temyizlerinin sonra değerlendirilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 27.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.