Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/21689 E. 2014/32536 K. 19.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/21689
KARAR NO : 2014/32536
KARAR TARİHİ : 19.11.2014

MAHKEMESİ : İzmir 12. İş Mahkemesi
TARİHİ : 22/05/2013
NUMARASI : 2012/503-2013/278

Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 02.08.2011-02.08.2012 tarihleri arasında belirsiz süreli iş sözleşmesi ile sürekli ve fiilen çalıştığını, davalı işyerindeki çalışmasının haklı ve geçerli bir neden olmadan davalı işveren tarafından 02.08.2012 tarihinde sona erdirildiğini, feshe bağlı alacaklarının da ödenmediğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etti.
Davalı vekili, taraflar arasında davacının müvekkil işveren nezdinde 02.08.2011-02.08.2012 tarihleri arasında müşteri hizmetleri yetkilisi olarak tam bir yıl süreyle çalıştığını, net 750,00 TL ücret aldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı taraflar avukatları temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Davacı temyizi bakımından;
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının iş sözleşmesinin belirli süreli olup olmadığı noktasındadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 11. maddesinde, “İş ilişkisinin bir süreye bağlı olarak yapılmadığı halde sözleşme belirsiz süreli sayılır. Belirli süreli işlerde veya belli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak işveren ile işçi arasında yazılı şekilde yapılan iş sözleşmesi belirli süreli iş sözleşmesidir. Belirli süreli iş sözleşmesi, esaslı bir neden olmadıkça, birden fazla üst üste (zincirleme) yapılamaz. Aksi halde iş sözleşmesi başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kabul edilir. Esaslı nedene dayalı zincirleme iş sözleşmeleri, belirli süreli olma özelliğini korurlar” şeklinde düzenleme ile bu konudaki esaslar belirlenmiştir. Borçlar Kanunundaki düzenlemenin aksine iş ilişkisinin süreye bağlı olarak yapılmadığı hallerde sözleşmenin belirsiz süreli sayılacağı vurgulanarak ana kural ortaya konulmuştur.
Dosya içeriğine göre, davacının davalıya ait işyerinde müşteri hizmetleri yetkilisi olarak çalıştığı anlaşılmakla belirli süreli iş sözleşmesi yapılmasını gerektiren objektif sebepler bulunmamaktadır. Böyle olunca taraflar arasındaki iş ilişkisinin baştan itibaren belirsiz süreli olduğu kabul edilmesi gerekmektedir. Davacının iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanmadığının ve iş sözleşmesininde belirsiz süreli olarak kabul edilmesi gerektiğinin anlaşılmasına göre mahkemece davacının ihbar tazminatı talebininde kabule karar verilmesi gerekli iken reddine ilişkin karar hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 19.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.