Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/22268 E. 2013/19260 K. 19.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/22268
KARAR NO : 2013/19260
KARAR TARİHİ : 19.09.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, işyerinde 01.10.1994 tarihinde çalışmaya başladığını, iş sözleşmesinin istirahat süresinin birim tarihi beklenmeden feshedildiğini, TİS’nin 12. maddesine göre hastalığının 24 aydan fazla sürmesi halinde iş sözleşmesini fesih hakkının doğacağını, ancak feshin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/I hükmüne göre yapıldığını, dolayısıyla geçerli bir neden olmadan iş sözleşmesinin feshedildiğini, fesihte son çare ilkesine uyulmadığını belirterek iş sözleşmesinin feshinin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili şirkette çalışırken 2011 yılı Nisan ayından itibaren fesih tarihine kadar 102 gün istirahat raporu alması, istirahat izinlerinin sıklığı ve fazlalığı nedeniyle işverenin güvenini sarsıcı davranışlar içine girdiği sonucuna varıldığı için iş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun’un 25/I maddesine göre feshedildiğini ve feshin geçerli nedene dayandığını belirterek haksız davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı işçinin sağlık nedenleri ile iş sözleşmesinin feshinin geçerli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun’un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğinden davacının işyerinde forklift operatörü olarak çalışırken 29.03.2012 tarihli fesih bildiriminde davacının Nisan 2011’den itibaren 102 gün rapor aldığı ve aldığı raporların sebepleri, sıklığı ve fazlalığı nedeniyle işverenin güvenini sarsıcı davranışlara girdiği sonucuna varıldığı, sunduğu raporlara bakılarak sonraki dönemde işgörme borcunu yerine getiremeyecek durumda olduğunun düşünüldüğü ve iş sözleşmesinin haklı nedenle 4857 sayılı Kanun’un 25/I maddesi uyarınca 31.03.2012 tarihi itibarı ile feshedildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, davacının 12.04.2011 tarihinden iş sözleşmesinin feshedildiği tarihe kadar çeştili sağlık raporları alarak iş sözleşmesi uyarınca üzerine düşen iş görme edimini yerine getiremediği anlaşılmaktadır. Dinlenen tanıkların da söz konusu raporları doğruladıkları görülmüştür. Davalı işveren tarafından davacının aldığı sağlık raporları haklı gerekçe gösterilerek iş sözleşmesi haklı nedenle feshedilmişse de, davacının almış olduğu sağlık raporlarının sıklığı ve fazlalığı ile rapor sebeplerinin çeşitliliği karşısında bu durumun işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen ve işyerinde olumsuzluklara yol açan bir durum olması nedeniyle iş sözleşmesinin feshi için geçerli nedenin varlığı kabul edilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davacının işe iadesine karar verilmesi bozma nedenidir.
Belirtilen nedenlerle 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 70,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 19.09.2013 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, kararın onanması gerekir görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılamıyorum.19.09.2013