Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/22866 E. 2013/19354 K. 20.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/22866
KARAR NO : 2013/19354
KARAR TARİHİ : 20.09.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
.

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davacının davalı … Başkanlığının alt işvereni olarak Altın-Bel İnş. ve Mad. Turz. Dan. Tar. Teks. Bil. Yayıncılık Temz. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nde 01.08.2008-31.12.2010 tarihleri arasında çalıştığını, 01.01.2011 tarihinde yeniden işe başladığını, 15.06.2011 tarihinde ise davalı … Başkanlığında işe başladığını, 03.01.2012 tarihinde hizmetine ihtiyaç duyulmaması gerekçesi geçerli bir sebep olmaksızın iş sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir.
Davalı … Belediyesi vekili, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49. maddesine göre, çalıştırılan personelin iş sözleşmesi ile ilgili her türlü davaların İdare Mahkemelerinde açılması gerektiğini, bu sebeple görev itirazında bulunduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı şirket vekili, davacının müvekkili şirketten 31.03.2011 tarihinde istifa ederek ayrıldığını, bu tarihten sonra davacının müvekkili şirket çalışanı olmadığını, davacının 01.04.2011 tarihinden itibaren diğer davalı belediyede sözleşmeli olarak çalıştığını, bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etti.
Mahkemece, kamu tüzel kişisi olan davalı … ile davacı arasında düzenlenmiş sözleşmenin idari bir sözleşme olduğunu, bu sebeple idari yargının görevli olacağı gerekçesi ile davalı … yönünden davanın yargı yolu sebebiyle reddine karar verilmiş, diğer davalı şirket yönünden davacı ile davalı şirket arasında hizmet ilişkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davalı şirket aleyhine açılan davacının pasif dava ehliyeti bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114/1. maddesine göre yargı yolu ve mahkemenin görevi dava şartlarındandır.
Toplanan delillere kararın dayandığı gerektirici sebeplere göre mahkemece görevsizlik kararı verilmesi yerindedir.
Ancak, anılan Kanun’un “Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri” başlığı altındaki 331. maddesinin 2. fıkrasında “Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararlarından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder” denilmektedir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, 6100 sayılı Kanun’un 323/1-ğ. maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan vekâlet ücretine görevsizlik veya yargı yolu sebebi ile verilen red kararında ayrıca hükmolunamaz.
Mahkemece bu husus gözardı edilerek yargılama giderlerine bu bağlamda davacı aleyhine yargılama gideri yükletilmesi ve davalı yararına da vekalet ücretine takdir edilmesi doğru değildir. Ancak, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Temyiz olunan kararda hüküm kısmında geçen ve yargılama giderlerine ilişkin 4’üncü 5’inci ve 6’ıncı bentlerinde yer alan “4-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden avukatlık asgari ücret tarifine göre taktiren 1.320,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 5-Yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacının yatırmış olduğu gider avansından kalan 322,50 TL’nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,” rakam ve sözcüklerin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.