Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/23140 E. 2013/21893 K. 22.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/23140
KARAR NO : 2013/21893
KARAR TARİHİ : 22.10.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı işveren vekili, müvekkiline ait işyerinde çalışan davalı …’ın 13.10.2002 tarihinde şirkete ait araç ile kaza yaptığını, kazanın oluşumunda 5/8 oranında kusurlu bulunduğunu, davalı …’ın B sınıfı sürücü belgesine sahip olmasına rağmen, C sınıfı sürücü belgesi ile kullanılması gereken aracın kendisine teslim edildiğini, kaza neticesinde meydana gelen hasar nedeni ile davacı şirketin Güven Sigorta AŞ.’ne toplam 4.609,14.TL ödemek zorunda kaldığını, meydana gelen zarardan kazaya karışan aracı İsa pehlivan’ın kullanması hususunda görev veren ekip şefi ve kamp amiri diğer davalıların da sorumlu olduklarını ileri sürerek 4.609,14 TL’nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, dava konusu zararın meydana gelmesinde kusurlu bulunmadıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan ilk yargılama sonunda, davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın süresi içerisinde davalılar Mehmet Serttaş ve Halim Sedat Bayar tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan inceleme sonucunda Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2009/35169 E- 2012/1715 K sayılı ve 25.01.2012 tarihli ilamı ile “Davacı TPAO tarafından davaya konu 06 VZ 601 plakalı aracın 19.5.2002 tarihli taşıt görev emri ile 22.05.2002-22.01.2003 tarihleri arasında Sismik-1 ekibine verildiği görülmekte ise de, bu görev emri üzerine bu aracın hangi şoföre zimmetlendiği, aracın Ankara’dan Çerkezköy’e hangi şoför tarafından götürüldüğünün, yine bu aracın kullanımı esnasında kamp amiri ve ekip şefinin ne gibi tasarruflarının bulunduğu hususunun buna ilişkin yönetmelik veya talimatlar dosyaya getirtilerek araştırılması gerektiği, davaya konu trafik kazasının olduğu tarihte C sınıfı sürücü belgesi bulunmayan davalı …’a bu aracı kullanması için kimin talimat verdiği belirlenerek davalıların kusur oranları tespit edildikten sonra davacı tarafın tazminat talebi konusunda bir karar verilmesinin zorunlu olduğu ” belirtilerek karar bozulmuştur.
Yerel mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ve yapılan yargılama sonucunda, kazaya karışan aracın davalı … tarafından kullanılması hususunda ekip şefi olan davalı … ve kamp amiri … tarafından görevlendirilme yapılmadığı, bu nedenle davalılar H.Sedat Başar ile …’a sorumluluk yüklenemeyeceği, trafik kazası tespit tutanağında …’ın kusuru belirlenirken işveren kusurunun dikkate alınmadığı, yetersiz sürücü belgesi ile araç kullandırılmış olması nedeni ile davacı işverenin de kusuru olduğu, ayrıca Toplu İş Sözleşmesinin 64/B-2 fıkrasında yüzde elliyi aşan kusur nispetinde işçiye düşen hasar bedelinin %30’u şoförden tahsil edilir yönünde düzenleme bulunduğundan davacı kurumun uyuşmazlık konusu kaza nedeni ile tazminat talep etme hakkı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar süresi içerisinde davacı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Somut uyuşmazlıkta, yukarıda da belirtildiği üzere bozma ilamı öncesinde mahkemece ilk yapılan yargılama sonucunda, tüm davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ve hasır miktarı olan 4.609,14 TL’nini davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili yönünde hüküm kurulmuştur. Bozma ilamından önce verilen bu karar davalı … tarafından temyiz edilmemiş ve böylece davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur.
Usuli kazanılmış bir davada mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu usuli bir işlem ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir. Bu durumda, bozmadan sonra yapılan yargılama sonucunda davalı … yönünden davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir.
2-Taraflar arasında ekip şefi ve ekip amiri olarak görev yapmakta olan davalılar H. Sedat Başar ile Mehmet Barttaş’ın, kazaya karışan aracın yetersiz sürücü belgesi ile davalı … tarafından kullanılması yönünde görevlendirme yapıp yapmadıkları ve hususta denetim görevlerini ihmal edip etmedikleri noktalarında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Bozma ilamı sonrasında celp edilen belge içeriklerinden, ilgili araç görev emrinin 19.05.2002 tarihinde yani uyuşmazlık konusu kazanının oluşumundan 5 ay önce Arama Grup Başkan Yardımcısı M.Uğur Gönülalan tarafından imzalandığı görülmekte ise de, bu belgenin 22.5.2002-22.1.2003 tarihleri arasında kazaya karışan aracın Sismik-1 ekibinde yer almasına ilişkin genel görevlendirme yazısı olduğu, kazanın meydana geldiği tarihte aracın … tarafından kullanılması yönünde düzenlenmediği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığın çözümü açısından, kazanının meydana geldiği 13.10.2002 tarihinde davalı …’a bu aracı kullanması için kimin görev ve yetki verdiğinin belirlenmesi ve diğer iki davalının kamp içerisindeki araçların kimler tarafından ne şekilde kullanılacağını belirleme ve denetleme hususunda yetki ve görevlerinin olup olmadığının tespit edilmesi zorunludur.
Davacı işveren tarafından dosya içerisine Saha Şefi ve Kamp İdare Amirine ilişkin görev tanım belgeleri ibraz edilmiştir. Kamp İdare Amirin görev tanımında tüm kamp personelinin çalışmalarını, sismik ekibe ait araçların bakım ve onarım işlerini denetlemek görevlerinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Saha Ekip şefinin görev tanımı içerisinde ise, ekiplerin işlerliği için lüzumlu alet, malzeme, gereç, yedek parça vs denetlemek, ilgili saha çalışmasının planlama ve uygulamasını sağlamak gibi görevlerinin bulunduğu da anlaşılmaktadır.
Bozma ilamı sonrası hükme esas alınan bilirkişi raporu, bozma kapsamına uygun hazırlanmamıştır ve yetersidir. Kaza tarihinde ilgili aracın davalı …’ın kullanımına kimin verdiği ve ne şekilde görevlendirildiği mahkemece yeterli şekilde araştırılmamıştır. Öncelikle bu hususta tarafların delilleri değerlendirilmeli ve davalılar H. Sedat Başar ile Mehmet Barttaş ‘ın görev tanımları itibari ile ilgili araçta şoför görevlendirme veya kamp içerisinde bulunan araçların kimler tarafından hangi amaçla kullanıldığını denetleme hususunda yetki ve sorumluluklarının bulunup bulunmadığının tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlenerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması isabetsiz olup bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 22.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.