Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/23141 E. 2013/21894 K. 22.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/23141
KARAR NO : 2013/21894
KARAR TARİHİ : 22.10.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil, ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, davalıya ait işyerinde 01.03.2006-02.03.2009 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence haksız feshedildiğini, işyerinde fazla çalışma yaptığını, ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışmaya devam ettiğini ve hak kazandığı yıllık izinlerin kullandırılmadığını ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili şirketin ortağı ve genel müdürü olan …’ un şeref ve namusuna dokunacak sözler sarf ettiği ve asılsız iddialarda bulunduğunun tespit edilmesi üzerine savunmasının istendiğini, davacının savunmasını hazırlamak için süre talep etmesine rağmen devam eden günlerde izinsiz ve mazeretsiz olarak işe gelmediğini, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin haklı nedene dayalı feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin davalı işverence haksız feshedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı yasal süresi içinde davalı taraf temyiz etmiştir.
1-İş sözleşmesinin, işçinin devamsızlıkta bulunması nedeniyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık sözkonusudur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesinin (II) numaralı bendinin (g) alt bendinde, “işçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi” halinde, işverenin haklı fesih imkanının bulunduğu kurala bağlanmıştır.
Somut olayda , davacı işçinin şirket ortağı ve genel müdürü olan …’ un namus ve şerefine dokunacak sözler sarf ettiği, işverenin mesleki sırlarını ifşa ederek doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunduğu, bu eylemlerine ilişkin 02.03.2009 tarihinde savunmasının istenmesi üzerine 03.03.2009 tarihlerinden sonra işe devam etmediği ve iş akdinin bu nedenlerle haklı sebebe dayalı feshedildiği savunmaktadır.
Davalı işveren tarafından içeriği tutanak mümzi tanıklarca doğrulanan devamsızlık tutanakları ibraz edilmiştir
Her ne kadar davalı işveren tarafından davacının şirketin mesleki sırlarını ifşa ettiği ve bu suretle işvereni zarara uğradığı ispatlanamamış ise de davalı tanıkları …ve…, davacı işçinin şirket ortağı … ‘un şeref ve namusuna dokunacak nitelikte isnatlarda bulunduğunu, bu hususta savunmasının istendiğini, davacının yazılı savunmasını ibraz etmek hususunda süre istediğini ancak eylemlerinin ortaya çıkmasından duyduğu rahatsızlık nedeni ile devam eden günlerde işe gelmediğini beyan etmişlerdir.
Davacı tanıklarının fesih tarihinde işyerinde çalışmadıkları ve feshe ilişkin görgüye dayalı bilgilerinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Devamsızlık tutanaklarının aksi davacı işçi tarafından geçerli delillerle ispatlanamamıştır. Bu durumda, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin işveren tarafından devamsızlık haklı nedenine dayalı feshedildiği kabul edilmelidir. Saptanan bu durum karşısında ve yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulduğunda kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 22.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.