YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/23164
KARAR NO : 2014/32210
KARAR TARİHİ : 17.11.2014
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, prim, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin 30.10.2008-28.02.2011 tarihleri arasında davalı işverenlikte broker olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin maruz kaldığı psikolojik baskı sebebiyle davacı tarafından haklı nedenle feshedildiğini belirterek, kıdem tazminatı ile genel tatil, hafta tatili ve prim alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı savunmasında bulunarak, davacının 28.02.2011 tarihinde istifa ettiğini ve tüm alacaklarının ödendiğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının istifa etmesi nedeniyle kıdem tazminatı alamayacağı, hafta tatili ile genel tatil günlerinde ise çalışmasının bulunmadığı gerekçesiyle kıdem tazminatı, genel tatil ve hafta tatili alacağına ilişkin istemin reddine, önceki dönemde ödenen prim miktarına göre hesaplanan prim alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş yerinde başarı primi ödenmesi yönünde uygulama bulunup bulunmadığı, var ise prim miktarının tespitinin ne şekilde yapıldığı noktasında toplanmaktadır.
Prim, işçinin mal veya hizmet üretiminde daha istekli hale gelmesi ve başarısının artması için işverence ödül niteliğinde verilen ek ödemeler şeklinde tanımlanabilir. Prim ödemesinden amaç, işçinin dava verimli bir şekilde çalışmaya özendirilmesidir. Prim uygulaması, bireysel ya da toplu iş sözleşmeleri ile de kararlaştırılabilir. İş sözleşmesinde kararlaştırılmamış olsa dahi, işverence tek taraflı olarak düzenli şekilde yapılan prim ödemesi “işyeri şartı” niteliğindedir.
Somut uyumazlıkta davacı, 28 Şubat 2011 tarihinde istifa etmiş olup, 2010 yılı primini istemektedir. Prim alacağının belirlenebilmesi için ait olduğu yıldaki uygulama esaslarının tespiti ile işyerindeki fiili durumun ne şekilde gerçekleştiğinin bilinmesi gerekmektedir. Bu bakımdan bilirkişi tarafından 2010 yılı için hakedilen prim miktarının 2009 yılında ödenen prime göre kıyas yöntemiyle hesaplanması doğru değildir.
Bu durumda işyerindeki prim ödeme ve hesaplama şeklinin tespit edilebilmesi için 2010 yılına ait yönetim kurulu kararı ile emsal prim uygulamasına ilişkin belgeler mahallinde getirtilerek, alacak miktarı hesaplanmalıdır. Mahkemece yeterli inceleme yapılmadan karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan mahkeme kararın yukarıda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.11.2014 günü oybirliği ile karar verildi.