Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/23210 E. 2013/18900 K. 16.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/23210
KARAR NO : 2013/18900
KARAR TARİHİ : 16.09.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı ve davalı İvme Bilişim Ltd. Şti. avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin 2006 yılından itibaren davalı … emrinde ve onun hizmet binası içerisinde çalıştığını, 24.05.2012 tarihinde hiçbir sebep göstermeden iş sözleşmesinin feshedildiğini, fesih ihbarnamesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunun tespiti ile feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine talep etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin ihale makamı olduğunu işveren sıfatı olmadığından öncelikle husumet itiraz ettiğini, davacının altı aylık kıdemi olmaması ve alt işverenin işçi sayısının otuzdan az olması sebepleriyle dava şartlarının bulunmadığını bu sebeplerle davanın reddini istemiştir.
Davalı İvme Bilişim Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti. vekili, müvekkilinin Balıkesir Belediyesinin hizmet alım ihalesinin kazanması üzerine idare için vatandaş ilişkileri ve kent bilgi sistemi güncellemesi yaptığını, davacının daha öncesinde Belediye bünyesinde çalıştığını, ihale sonrası müvekkil şirkette çalışmaya başladığını, davacının Kamu İhale Kanununa göre asıl işveren idarenin talebi üzerine işten çıkarıldığını, bu sebeplerle davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tarafların dosya içine sundukları tüm belge ve bilgilerden davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğunu, dinlenen davalı ve davacı tanıklarının ifadelerinden davalı işverenliklerce davacının fesih işleminin kanuna ve usule uygun olarak geçerli sebebe dayanmadığını bu gerekçeler ile davacının davalı … Belediyesi aleyhine yönelttiği işe iade talebinin reddine, diğer davalı yönünden işe iade talebinin kabulüne, davacının işyerinde işe iadesine, işe başlatmama tazminatından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olmasına karar verilmiştir.
Kararı davacı ve davalı İvme Bilişim Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti. temyiz etmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık konuları feshin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı hususu ile davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin geçerli olarak kurulup kurulmadığı ve muvazaaya dayanıp dayanmadığıdır.
Alt işverene yardımcı işin verilmesinde bir sınırlama olmasa da, asıl işin bir bölümü ancak teknolojik sebeplerle uzmanlık gereken işin varlığı halinde verilebilecektir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesinde asıl işveren alt işveren ilişkisini sınırlandırılması yönünde kanun koyucunun amacından da yola çıkılarak asıl işin bir bölümünün alt işveren verilmesinde “işletmenin ve işin gereği” ile “teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektiren işler” ölçütünün bir arada olması gerektiği belirtilmelidir. 4857 sayılı Kanun’un 2. maddesinin 7. ve 8. fıkralarında tamamen aynı biçimde “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektiren işler” sözcüklerine yer verilmiş olması bu gerekliliği ortaya koymaktadır.
Alt İşverenlik Yönetmeliği’nin 11. maddesinde de asıl işin bir bölümünün alt işverene verilebilmesi için “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektirmesi” şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği belirtilmiştir.
İşverenler arasında muvazaalı biçimde asıl işveren alt işveren ilişkisi kurulmasının önüne geçilmek istenmiş ve 4857 sayılı Kanun’un 2. maddesinde bazı muvazaa kriterlerine yer verilmiştir.
Dosya içeriğinden, davalı işveren nezdinde bilgi işlem müdürlüğünde çalışan davacının iş sözleşmesinin 23.05.2012 tarihinde feshedildiği, fesih bildiriminde herhangi bir sebep gösterilmediği anlaşılmaktadır.
Somut olayda davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunduğu ve feshin geçerli sebebe dayanmadığının kabulü doğrudur. Ancak 4857 sayılı Kanun’un amir hükmüne rağmen davacı lehine çalıştırılmadığı süre için dört aylık boşta geçen süre ücretine karar verilmesi gerekirken, beş aylık ücret tutarınca boşta geçen süre tazminatına hükmedilmesi hatalıdır. Bu sebeplerle mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davalı İvme Bilişim Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti. hakkında açılan davanın kabulü ile; işverence yapılan feshin geçersizliğine, davacının davalı şirkette İŞE İADESİNE,
3-Davacının kanuni sürede işe başvurmasına rağmen işverenin süresi içerisinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminatın işçinin beş aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesine, davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar boşta geçen süre için en çok dört aylık ücret tutarı olarak belirlenmesine, davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,6-Davalının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davacının yaptığı 206,95 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 16.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.