Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/25423 E. 2013/21171 K. 08.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/25423
KARAR NO : 2013/21171
KARAR TARİHİ : 08.10.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … ….. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin geçerli ve haklı bir sebep olmaksızın feshedildiğini, müvekkilinin 29.05.2012 tarihinde sağlık raporu almasına rağmen amirlerinin isteği üzerine havaalanına giderek, 13:30-18:30 saatleri arasında nöbet tuttuğunu, saat 18:45’de de Tel Aviv uçuşuna katıldığını, herhangi bir kanun dışı eyleme katılmasının söz konusu olmadığını, bu sebeplerle iş sözleşmesinin feshedilmesi işleminin iptaline ve müvekkilinin işe iade edilmesine bununla beraber işe başlatılmadığı takdirde buna ilişkin tazminat ve mahkeme kararının kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre ücretinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, 29.05.2012 tarihinde davacının üyesi olduğu Hava-İş Sendikasının çağrısı ile TBMM’de görüşülmekte olan hava iş kolunda grev yasağı getirilmesini düzenleyen kanun teklifi görüşmelerini protesto etmek amacıyla kanun dışı grev kararı alındığını, bu eylemin uygulanması için sendikanın üyelerine SMS mesajı attığını, ancak bununla sınırlı kalmadığını, kanun dışı eyleme destek veren bir grup işçinin Atatürk Havalimanında eylem yaptıklarını, slogan atıp uçuşa giden çalışanları protesto ettiklerini, görevine gitmemelerini sağlamak adına sözlü ve fiili engellemelerde bulunduklarını, davacının sağlık raporu alarak kanunsuz grev ve direniş eylemine katıldığını, görevini ifa etmediğini, bu sebeple iş sözleşmesinin fesih edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının eylem tarihinde İstanbul-Tel Aviv uçuşuna katıldığından, işveren feshinin haklı veya geçerli sebebe dayanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı işveren vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında, davacının 29.05.2012 tarih ve sonrasında işyerinde meydana gelen eyleme katılıp katılmadığı ve eylem sebebiyle davalı işverence yapılan feshin haklı veya geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, davacı işçinin üyesi olduğu sendika ile davalı şirket arasında toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin devam ettiği bir süreçte, henüz ulusal mevzuat hükümleri uyarınca kanuni grev koşullarının meydana gelmediği bir aşamada, Türkiye Büyük Millet Meclisinde hava iş kolunda grev yasağını öngören kanun değişikliği teklifini protesto etmek amacıyla, bir kısım işçilerin 29.05.2012 tarihinde 03.00-24.00 saatleri arasında işe gitmemek suretiyle toplu eylem yaptıkları, bir grup işçinin ise havalanında toplanmak suretiyle eyleme destek verdikleri anlaşılmaktadır. Davacının üyesi olduğu sendikaca 28.05.2012 tarihinde saat 22.48’de gönderilen mesajda “çok acil, tüm muhalefet partilerinin karşı çıkmalarına, basın açıklamamızda tüm üyelerimizin karşı çıkışına rağmen grev hakkımıza yasak getiren yasanın 29.05.2012 yarın TBMM de çok büyük bir hızla gündeme alınacağı bilgisi alınmıştır. Bu haber sonrası tüm normal vardiyalı ve uçuş üyelerimiz bu ağır hak kaybı ihtimali ile 29.05.2012 tarihinde, lokal saatle 03.00-24.00 arası kendilerin göreve hazır hissetmeyeceklerini bildirmişlerdir. Grev haktır, kaybedersek ömür boyu kaybedeceğiz, TİS Yüksek Hakemde budanacaktır. şimdi haklar için ailemiz için çocuğumuz için birlikte ve birlikte” yazılmıştır. Davalı işverence sözü edilen eyleme katıldığı gerekçesi ile davacının iş sözleşmesi önel verilmeden ve tazminatsız olarak feshedilmiştir.
Dairemizce, Hava-İş Sendikasının, 28.05.2012 tarihinde saat 22.48’de üyelerinin cep telefonlarına gönderdiği mesaj sonrası çok sayıda işçinin aynı gün rapor almasının, 29.05.2012 tarihli “siyasi amaçlı grev” niteliğinde olan eyleme iştirak amacına dayandığı sonucuna varılarak, anılan şekilde eyleme iştirak edenlerin iş akitlerinin feshinin geçerli sebebe dayandığı kabul edilmiştir ( Dairemizin 21.05.2013 tarih 2013/ 5006 esas 2013/11898 karar sayılı kararı). Eldeki davanın somut özelliğine bakıldığında ise, davacı rahatsızlığı sebebiyle, 29.05.2012 günü için sağlık raporu alarak planlanmış Newyork seferine katılamamış olmasına rağmen, amiri tarafından anılan tarihte eylem yapıldığı ve personel sıkıntısı çekildiği, bu sebeple kendisine görevlendirme yapılacağının söylenmesi üzerine, aynı gün havaalanına gidip 13:30-18:30 saatleri arasında nöbet tuttuğunu, saat 18:45’de de Tel Aviv uçuşuna katıldığını iddia etmiştir.
Davalı işverence de bildirildiği üzere, davacının 29.05.2012 saat 18:45’de başlayan Tel Aviv uçuşuna katıldığı sabittir. Davacı, ilaveten bu uçuş öncesi de, 13:30-18:30 saatleri arasında nöbet tuttuğunu beyan etmiş ve mahkemece davalı işverenden nöbet bilgileri istenilmiştir. Davalı işverence ise, 27.05.2013 havale tarihli cevabi yazıda, standart nöbet listesinin eylem sebebiyle bozulduğu, başka ekiplerin görev aldığı belirtilmiş, ancak önceden belirlenen ekip yerine görev alan ekip içerisinde davacının yer alıp almadığı, yer almışsa nöbet tuttuğu saatler bildirilmemiştir. Ayrıca davacının sağlık raporu alarak katılamadığını beyan ettiği Newyork uçuşunun saat kaçta yapılmasının planlandığına yönelik bir bilgi de dosya içeriğinde bulunmamaktadır. Bu halde, davacının durumunun, sendikanın üyelerine gönderdiği mesaj sonrası eyleme iştirak amacıyla sağlık raporu alan işçilerden ayrı değerlendirilmesi gerekip gerekmediği hususu netlik arzetmemektedir.
Anılan sebeple, öncelikle davacının 29.05.2012 tarihinde sağlık raporu alarak katılamadığını beyan ettiği Newyork seferinin planlanan uçuş saati ve anılan tarihte 13:30-18:30 saatleri arasında nöbet tutan ekipte davacının yer alıp almadığı davalı işverenden yeniden sorularak tespit edilmelidir. Ayrıca, davacıdan anılan tarihte havaalanına hangi kapıdan giriş yaptığı sorulmalı, neticeye göre de bina kapısını görüntüleyen kameralara ilişkin kayıtlar ilgili birimden celp edilerek incelenmeli, davacının havaalanına girdiği saat tespit edilmelidir. Belirtilen yönlerden araştırma yapıldıktan sonra tüm dosya kapsamı
yeniden değerlendirmeye tabi tutularak karar verilmelidir. Eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 08.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.