Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/25757 E. 2013/20186 K. 30.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/25757
KARAR NO : 2013/20186
KARAR TARİHİ : 30.09.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
AVUKAT …

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 2000 yılından beri çalıştığını, son olarak İstanbul Bölge Müdürü olarak görev yaptığını, iş sözleşmesinin haklı bir sebep olmadan ve yazılı bir belge verilmeksizin 01.06.2012 tarihinde feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süreye ilişkin ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren vekili, davacının tanıtımını yaptığı ilaçların satın alınması karşılığında bir eczacı ile pazarlık yaptığını, eczacının para talebinde bulunduğunu, davacının eczacıya bedelsiz olarak on tane tansiyon aleti verdiğini, ayrıca şirketin kredi kartından şirket yemeği gösterilip bir büfenin pos makinesinden para çekerek eczaneye verdiğini, bu hususun ses kayıtları ile sabit olduğunu, davacının geçmişte benzer davranışları sebebiyle bir çok ihtar ve uyarı aldığını, feshin bu sebeple kaçınılmaz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, fesih konusu yapılan usulsüz ödemenin davacı tarafından eczacıya yapılıp yapılmadığının bilinmediği, davacıya verilen elli tansiyon cihazından on tanesinin sadece bir eczaneye verilmesinin teşvik edici ödeme niteliğinde değerlendirilmesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesinin II. bendinde, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığında işverenin haklı fesih imkanının olduğu açıklanmıştır. Yine aynı maddenin II. bendinin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkanı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere kanundaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkanı tanımaktadır.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davacının iş sözleşmesinin; 19.12.2011 tarihinde kendisine bağlı olarak çalışan bir tanıtım uzmanına, şirket uygulamalarına aykırı olarak bir eczacıya doğum günü için şirkete ödetmek suretiyle çiçek aldırması ve yapılan bu usulsüz harcamaya ilişkin faturayı onaylaması, buna ilişkin uyarı alması, 03.04.2012 tarihinde ise tanıtımını yaptığı ilaçların satın alınması karşılığında bir eczacı ile pazarlık yapması, eczacıya bedelsiz olarak on tane tansiyon aleti vermesi, ayrıca yine bir çalışanı aracılığıyla şirketin kredi kartından şirket yemeği gösterilip bir büfenin pos makinesinden para çektirerek eczaneye verdirmesi sebebiyle feshedildiği, her ne kadar davacının usulsüz ödemeleri kendisinin yaptığının ispatlanmadığı ileri sürülmüş ise de, hakkında daha önce verilen uyarı cezası ve uyarı ile söz konusu olayın mahiyeti ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde işverenin davacı işçiye güveninin kalmadığı, haklı sebeple feshedilebilecekken kıdemi nazara alınarak hakları ödenerek feshedildiği, yapılan feshin geçerli sebeple yapıldığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 560,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 30.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.