YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/25800
KARAR NO : 2014/36005
KARAR TARİHİ : 18.12.2014
MAHKEMESİ : Ankara 7. İş Mahkemesi
TARİHİ : 25/06/2013
NUMARASI : 2011/556-2013/692
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, öncelikle zamanaşımı savunmasında bulunarak, davacının Milli Eğitim Bakanlığı işçisi olmadığını, ayrıca davacının alacaklarının Okul Aile Birliğinden isteyebileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, kesintisiz çalıştığı kabul edilerek alacaklarının kabulüne, karar verilmiştir.
Kararı kanuni süresi içinde davalı avukatı temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının aralıklı çalışmalarında, boşluk olan dönemlerin hizmet süresinin tespitinde nazara alınıp alınmayacağı noktasında toplanmaktadır
Aralıklı çalışma bir işyerinde iş kolundaki faaliyeti yılın her dönemi yapılıyor, ancak bazı işçiler yılın belirli bir zamanında çalıştırılmakta iseler, bu işçilerin aralıklı çalıştıkları kabul edilmelidir. Davacıda okulda temzilik işçisi olup çalışıtığı okul eğitime ara verse de, tüm yıl açık olup tatil dönemlerinde de eğitim hazırlıkları, bütünleme ve ortalama yükseltme sınavları, öğretmen seminer ve zümre toplantıları, kayıt işlemleri şeklindeki faaliyetlerine devam etmektedir. Bu açıdan davacının yılın eğitim dönemlerinde okulda geçen hizmetlerinin aralıklı çalışma kabul edilmesi gerekecektir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 120. maddesi uyarınca halen yürürlüğü devam eden mülga 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14/2. maddesi, işçinin aynı işverene bağlı olarak bir ya da değişik işyerlerinde çalıştığı sürelerin kıdem hesabı yönünden birleştirileceğini hükme bağlamıştır. O halde kıdem tazminatına hak kazanmaya dair bir yıllık sürenin hesabında da işçinin daha önceki fasılalı çalışmaları dikkate alınmalıdır. Bununla birlikte, her bir fesih şeklinin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde gerçekleşmesi hizmet birleştirmesi için gerekli bir şarttır. İşçinin önceki çalışmaları sebebiyle kıdem tazminatı ödenmişse, aynı dönem için iki defa kıdem tazminatı ödenemeyeceğinden, tasfiye edilen dönemin kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması mümkün olmaz. Ancak, aynı işverene ait bir ya da değişik işyerlerinde çalışılan süre için kıdem tazminatı ödenmemişse, bu süre aynı işverende geçen sonraki hizmet süresine eklenerek son ücret üzerinden kıdem tazminatı hesaplanmalıdır. Zamanaşımı definin ileri sürülmesi halinde önceki çalışma sonrasında ara verilen dönem on yılı aşmışsa, önceki hizmet bakımından kıdem tazminatı hesaplanması mümkün olmaz.
Somut olayda, davalı işverene ait okul işyerlerinde 01.09.2004-04.02.2011 tarihleri arasında aralıklarla çalışan davacının aralıklı çalışmalarının her birinin iş sözleşmesinin feshi ile sonlanmadığı anlaşılmaktadır. Davacının önceki çalışmalarının tasfiye edilmediğinden kıdem, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti hesabında tüm aralıklı çalışmalarına ait hizmetleri birleştirilerek alacakların buna göre belirlenmesi gerekirken, işçinin her yıl kesintisiz çalıştığının kabulü ile sonuca gidilmesi hatalı olup bozma sebebidir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, 18.12.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dosya kapsamına göre, davacının Milli Eğitim Bakanlığı bünyesindeki M.K. Sitesi İlköğretim Okulunda çaycı olarak, okulun açık olduğu Eylül- Haziran dönemi ile sınırlı olarak çalışmaktadır. Okulların kapalı olduğu yaz döneminde davacının çalışmadığı, anlaşılmakla, davacının davalı işveren işyerinde eğitim öğretim dönemine münhasıran mevsimlik işçi gibi çalıştığı kabul edilmelidir. Bu durumda davacının yıllık izin alacağı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğinden bozma kararının bu yöne ilişkin sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum. 18.12.2014