Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/25916 E. 2013/19903 K. 26.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/25916
KARAR NO : 2013/19903
KARAR TARİHİ : 26.09.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, ücret alacağı, yıllık izin, genel tatil ve hafta tatili ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, davayı yetki yönünden reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, iş sözleşmesinin feshinde davalının suiniyetli olduğu gerekçesi ile kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin, ücret, hafta tatil ve genel tatil ücretlerinin davalıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, davalı apartman yöneticiliği adresinin Kadıköy/İstanbul olduğu ve İstanbul Anadolu Adliyesi İş Mahkemelerinin yetki alanı içinde kaldığı gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine ve dosyanın süresi içerisinde başvurulması halinde yetkili ve görevli mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre, yetkili mahkemenin hangi iş mahkemesi olduğu uyuşmazlık konusudur.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu 5. maddesinde iş uyuşmazlıklarında yer itibari ile yetkili iş mahkemelerini belirlemiştir. Buna göre, “iş mahkemelerinde açılacak her dava, açıldığı tarihte dava olunanın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgâhı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi, işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de bakılabilir. Bunlara aykırı sözleşme muteber sayılmaz.”
İş mahkemelerinde yetki kuralı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yetki kurallarına uygun olup buna ek olarak işin yapıldığı yer, yani işyeri mahkemelerini de yetkili kılmaktadır.
İş mahkemesine açılan dava, dava tarihinde davalının ikametgâhının bulunduğu veya işçinin işini yaptığı yerdeki iş mahkemesi veya iş davalarına bakmakla görevli asliye hukuk mahkemesinde açılmalıdır.
4721 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca gerçek kişi yönünden “Yerleşim yeri sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir”. Gerçek kişi işverenin başka bir yerde yerleşmek niyetiyle oturduğu kanıtlanmadığı takdirde, kural olarak nüfusta kayıtlı olduğu yerin ikametgâh sayılması gerekir. Aynı Kanun’un 51. maddesi uyarınca da, “Tüzel kişinin yerleşim yeri, kuruluş belgesinde başka bir hüküm bulunmadıkça işlerinin yönetildiği yerdir.” Bu yer de genelde merkezin bulunduğu yerdir.
İş mahkemesinin yetkisi kamu düzeni ile ilgili olduğundan davalı tarafça süresinde yetki itirazı yapılmasa da hâkim tarafından kendiliğinden bu husus göz önünde bulundurmalıdır. Bir başka anlatımla hâkim, davanın her aşamasında yetki itirazını dikkate alabileceği gibi, kendisi de resen yetkisizlik kararı verebilir.
Somut uyuşmazlıkta, davacının, Kerem Apartmanı Şişli/İstanbul adresinde bulunan binada kapıcı olarak görev yaptığı, Şişli ilçesinin ise İstanbul Adliyesi İş Mahkemelerinin yetki alanı içinde kaldığı anlaşılmıştır. Bu durumda, mahkemece işin esasına girilip deliller toplanmak suretiyle hâsıl olacak neticeye göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ. Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlere BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.