Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/26112 E. 2013/21649 K. 21.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/26112
KARAR NO : 2013/21649
KARAR TARİHİ : 21.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi İçinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı işçi, iş sözleşmesinin haklı ve geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı işveren, davacının iş sözleşmesinin performans düşüklüğü sebebi ile feshedildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, feshin geçerli sebebe dayanmadığı gerekçesi ile feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine karar verilmiş, ancak işe iadenin mali sonuçları olan işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamıştır.
Temyiz:
Kararı, davacı ve davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
Yetersizlikten kaynaklanan sebepler; işçinin ortalama benzer işi görenlere göre daha az verimli çalışması, gösterdiği niteliklerden beklenenden daha düşük performansa sahip olması, işe yoğunlaşmasının giderek azalması, işe yatkın olmaması, öğrenme ve kendisini geliştirme konusunda yetersiz kalması, sık sık hastalanması, çalışamaz duruma getirmemekle birlikte işini gerektiği şekilde yapmasını devamlı olarak etkileyen hastalığa yakalanması ve uyum yeterliliğinin azalması gibi işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen sebeplerdir. ./..
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 2. fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda, davalı işveren işyerinde satış geliştirme şefi olarak çalışan davacının iş sözleşmesi, 05.07.2012 tarihinde performans düşüklüğü sebebi ile feshedilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; davacının eşinin Samsun’da yaşaması ve eşinden ayrı olmasının performansını olumsuz etkilediği, 16-18 Aralık 2011 tarihleri arasında gerçekleştirilen Barcelona seyahati sırasında uçakta alkol alarak diğer katılımcıları rahatsız ettiği, başka bir personelin yardımı ile uçaktan inebildiği, üst düzey yönetici pozisyonunda olan çalışanlara olumsuz davranışlarda bulunduğu (hatta uçakta kustuğu), bu sebeple ihtar verildiği ve ailesinin Samsun’da yaşıyor olması sebebi ile kararlaştırılan Samsun’a tayin işleminin iptal edildiği, iptal kararından sonra davacının işine kendisini ilk zamanlardaki kadar veremediği, eşinden ayrı olmasından dolayı performansının daha da olumsuz etkilendiği, satış için güzergah belirlemede gecikmeler yaşandığı, raporlamaları zamanında yapamamaya başladığı, bu sebeplerle çeşitli tarihlerde savunmasının alındığı ve ihtarlar verildiği anlaşılmaktadır. Davacıyı davalı şirkete kendisinin önerdiğini belirten ve yargılama sırasında davalı şahidi olarak dinlenen Hasan Onur Bayram da; davacının ailesinden ayrı yaşamasının performansını olumsuz etkilediğini, verilen hedefleri tamamlayamadığını, Samsun’a atamasının yapılacağı sırada uçakta meydana gelen olumsuz davranışları sebebi ile atamasının iptal edildiğini, ailesinden uzak kalma süresi uzadıkça işten iyice koptuğunu açık ve samimi olarak beyan etmiştir. Davacının ailesinden uzak kaldığı sürece performansında düzelme görülmeyeceği, davacıdan emsali işçilerden alınan veriminin alınamayacağı ve davranışlarının da işyerinde olumsuzluklara yol açtığı anlaşılmakla, artık davalı işverenden davacı ile iş ilişkisini sürdürmesi beklenemez. Bu sebeple davalı işverence yapılan feshin geçerli sebebe dayandığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de, işe iade kararı verildiğine göre davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı ise de mahkeme hükmü ortadan kaldırılarak yeniden hüküm kurulacağından, davacının yargılama giderine ilişkin temyizleri ayrı bir bozma sebebi yapılmamıştır.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 120,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 21.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.