Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/26225 E. 2014/36407 K. 22.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/26225
KARAR NO : 2014/36407
KARAR TARİHİ : 22.12.2014

MAHKEMESİ : Bakırköy 14. İş Mahkemesi
TARİHİ : 23/01/2013
NUMARASI : 2011/45-2013/47

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin 28.04.1998 tarihinde davalı iş yerinde boya makinesi operatörü olarak çalışmaya başladığını, iş sözleşmesinin fazla mesai ücretinin ödenmemesi ve sigorta primlerinin gerçek bedelin altında gösterilmesi sebebiyle davacı tarafından feshedildiğini belirterek, kıdem tazminatı ile fazla mesai, genel tatil, ücret ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının 09.02.2011-11.02.2011 tarihleri arasında haklı bir sebep olmaksızın işe gelmemesi sebebiyle sözleşmenin haklı sebep ile feshedildiğini, davacının herhangi bir alacağının bulunmadığı beyanla, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, hizmet sözleşmesinin davacı tarafından, fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi ve primlerin düşük ücret üzerinden yatırılması sebebiyle haklı sebeple feshedildiği belirtilerek, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İşçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da şahitle ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan şahitlerin anlatımlarına değer verilemez.
Somut olayda, davacı şahitleri işyerinde 08:00-20:00 ve 20:00-08:00 arası oniki saat üzerinden ikili vardiya sistemi ile çalışıldığını, beyan etmişler, davalı şahitleri ise işyerinde üçlü vardiya sistemi olduğunu söylemişlerdir. İşyerinde vardiya sistemi ile çalışıldığı anlaşılmakta ise de ikili ya da üçlü vardiya sisteminden hangisinin uygulandığı açıklığa kavuşturulmamıştır. Üçlü vardiya sisteminde kural olarak fazla mesai yapılamayacağından fazla çalışmanın ne şekilde oluştuğu açıklanmadan soyut nitelikteki şahit beyanlara dayanılarak fazla çalışma yapıldığı sonucunu çıkarmak mümkün değildir.
Davacının yaptığı işin niteliği de dikkate alınarak günlük çalışma süresi belirlenmeli, çalışma süresinin değişip değişmediği saptanmalı, gerekirse şahitler yeniden dinlenerek bilgilerine başvurulmalı, davalı işyerinin tüm puantaj kayıtları, işe giriş çıkış kayıtları üzerinde bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilerek veya keşif icra edilerek çalışma sistemi duraksamaya yer bırakmayacak biçimde açıklığa kavuşturulup sonucuna göre karar verilmelidir.
3-Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, tanık beyanlarına göre ulusal bayram genel tatil ücreti alacağı hesaplanmıştır.
Davacının imzasını içeren ücret bordrolarında ulusal bayram genel tatil ücreti tahakkuku yapıldığı ihtirazi kayıtsız ödendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının ihtirazi kayıtsız imzaladığı bordroların ait olduğu aylar dışlanarak hesaplama yapılması gerekirken bu yön dikkate alınmaksızın düzenlenen bilirkişi raporuna itibar edilerek sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.