YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/27218
KARAR NO : 2013/19714
KARAR TARİHİ : 24.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, mevduat primi ve fazla mesai ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalıya ait işyerinde 03.08.1998-31.01.2005 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence haksız feshedildiğini, işyerinde fazla çalışma yapmasına rağmen ücretlerinin ödenmediğini, hak kazandığı yıllık izinlerinin kullandırılmadığını ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacının Kırklareli şubesinde görev yaptığı sırada, birlikte görev yaptığı Kamil Şıra isimli personelin yaptığı usulsüz işlemlere onay vermek sureti ile zimmet suçunun işlenmesine zemin hazırladığını, iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/ II- e bendi gereğince haklı sebebe dayalı feshedildiğini, davacının fazla çalışma iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu ve hak kazandığı tüm yıllık izinlerini kullandığını ileri sürerek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan ilk yargılama sonucunda 21/11/2008 tarih 2007/64 esas-2008/228 karar sayılı ilam ile davanını kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ve davacı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan inceleme sonucunda Yargıtay 9. Hukuk Dairesi nin 24.05.2011 tarih 2009/11705 esas- 2011/13419 karar sayılı ilamı ile “21.11.2008 tarihli son celsede davanın reddine karar verilmesine rağmen gerekçeli kararda fazla mesai ve yıllık izin ücret alacaklarının hüküm altına alınması kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturduğundan kararın Hukuk Usulü Muhakemeleri Kananu’nun 388. maddesine aykırı olduğu“ gerekçeli ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir
Yerel Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ve yapılan yargılama sonucunda, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı nedene dayalı feshedildiği, davacı işçinin fazla çalışma iddiasını tanık beyanları ile ispatladığı ve 13 günlük yıllık ücretli iznin kullandırıldığına ilişkin işveren tarafından delil ibraz edilmediği gerekçesi ile davanını kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar taraflar avukatlarınca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir .
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda, dosya içerisine ibraz edilen ücret bordrolarının bir kısmında fazla çalışma ücreti tahakkuku bulunduğu görülmektedir. Her ne kadar bordrolar imzasız ise de, davacının ücretlerin banka hesabına yatırılmak sureti ile ödendiği dosya kapsamı ile sabittir. Bu durumda ilgili banka kayıtları celp edilerek, bordrolarda tahakkuk ettirilen fazla çalışma ücretlerinin davacıya ödenip ödenmediği denetlenmeli ve ödeme yapılmış ile ilgili dönemler hesaplama dışı bırakılarak hüküm kurulmalıdır. Eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesi isabetsizdir. 3-Uyuşmazlık konusu diğer husus işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı noktasındadır
4857 sayılı Kanun’un 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır.
Yıllık izin ücreti alacağının hak kazanıldığı tarihte yürürlükte bulunan yasaya ve Toplu İş Sözleşmesine göre hesaplanması gerekir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının kazandığı yıllık izin süresi 11. Dönem Toplu İş Sözleşmesinin 13. maddesine göre ilk beş yıllık çalışma dönemi için yılda 18 gün, son yıl gerçekleşen çalışması için ise 24 gün yıllık izne hak kazandığı kabul edilerek hesaplanmış ise de, dosya içerisinde mevcut 11. dönem Toplu İş Sözleşmesi 01.01.2004 – 31.12.2005 tarihleri arasında geçerli olup, önceki
dönem Toplu İş Sözleşmelerinde de yıllık izne ilişkin düzenlemenin aynı olup olmadığı denetlenmemiştir. Karar bu yönü ile de hatalı olduğundan bu husus ayrı bir bozma sebebi olarak kabul edilmiştir.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 24.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.