YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/27390
KARAR NO : 2013/21167
KARAR TARİHİ : 08.10.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı vekili, davacı işçinin iş sözleşmesinin emeklilik sebebiyle sona erdiğini, işyeri yönetmeliği uyarınca, aylık ücrete üçer aylık dönemler sonunda zam yapılması gerekirken, Temmuz 2003 tarihinden itibaren aylık ücretlere zam yapılmadığı, bu şekilde aylık ücret alacaklarının ve buna bağlı maaş ikramiyesi, hizmet ikramiyesi ve yıllık izin ücreti alacaklarının eksik ödendiğini beyanla, fark alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiş, yargılama safhasında, hizmet ikramiyesi alacağını atiye terk ettiğini bildirmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin 1996 yılından bu yana, iktisadi hayattaki değişim, maliyetlerin artması, ekonomik şartlar sebebiyle, yönetim kurulu kararıyla ücret artışı konusundaki kararların defalarca değiştirildiğini, en son 16.07.2004 tarihinde, personele, ücret artışları ile ilgili gerekli ve ayrıntılı açıklamanın yapılarak, personel ücretlerinin enflasyona göre ayarlanması uygulaması yerine, karşılaştırılmalı ücret piyasa verileri, bireylerin performansı ve şirketin karlılığı gözetilerek değerlendirme esasının kabul edildiğini, davacının bu uygulamaya herhangi bir itirazının bulunmadığını, bu şartların zımnen kabul edilmiş sayıldığını, yedi yılın ardından bu davanın açılmasının iyiniyet ve dürüstlük açısından değerlendirilmesi gerektiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, 4857 sayılı İş Kanunu’nun yürürlükte olduğu dönemde yapılan çalışma koşullarında esaslı değişiklik niteliğindeki ücret artışlarının kaldırılması yönündeki değişikliğe işçinin yazılı rızası bulunmadığından değişikliğin geçerli olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüyle, fark ücret alacağı, fark maaş ikramiyesi ve fark yıllık izin ücreti alacakları hüküm altına alınmıştır.
Karar, Dairemizin 25.12.2012 tarih 2012/8043 esas ve 2012/29615 karar sayılı ilamıyla, davacı işçinin, işyerindeki ücret artışı uygulamasında yapılan değişikliğe yaklaşık altı yıl gibi uzun bir süre boyunca herhangi bir itirazda ya da karşı talepte bulunmamasına rağmen, bu denli uzun bir süre sonra, yazılı rızasının alınmadığı gerekçesiyle, ücret artışından kaynaklanan haklarını talep etmesinin, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesinde ifadesini bulan, dürüst davranma ilkesiyle bağdaşmadığı, hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğu, işverende işçi davranışına bağlı gelişen güvenin korunması gerektiği, işveren uygulamasının çalışma koşulu haline geldiğinin kabul edilerek fark ücret alacaklarının ve buna bağlı fark ikramiye ve yıllık izin alacaklarının reddine karar verilmesi gerekliliğiyle bozulmuştur.
Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılamada, önceki kararda belirtilen gerekçelerle direnilmesine karar verilmiştir.
Direnme kararı süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmiştir.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’na 6352 sayılı Kanunu’nun 40. maddesiyle eklenen geçici 2. maddesi uyarınca Dairemizin, direnme kararını öncelikle inceleme yetki ve görevi olduğu anlaşılmakla yapılan inceleme sonucunda, her ne kadar mahkeme kararı yazılı gerekçeyle Dairemizin 25.12.2012 tarihli kararıyla bozulmuş ise de, karar tarihinden sonra benzer nitelikli uyuşmazlık hakkında verilen Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.02.2013 tarih 2012/9-1166 esas 2013/279 karar sayılı içtihadı üzerine konunun Dairemizce yeniden etraflıca ele alınması sonucu, anılan Yargıtay Hukuk Genel Kurul içtihadının Dairemizce de benimsenmesi karar verilmiştir. Anılan sebeple, direnme kararının bozma gerekçesine göre uygun bulunmasıyla, Dairemizin 25.12.2012 tarih 2012/8043 esas ve 2012/29615 karar sayılı bozma ilamının ortadan kaldırarak; dava dosyası için Tetkik Hakimi … Karakülah tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle Dairemizce de benimsenen Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.02.2013 tarih 2012/9-1166 esas, 2013/279 karar sayılı kararı da nazara alınarak, davalının yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun ek geçici 2. maddesi uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 08.10.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.