Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/27549 E. 2014/36179 K. 22.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/27549
KARAR NO : 2014/36179
KARAR TARİHİ : 22.12.2014

MAHKEMESİ : Bakırköy 12. İş Mahkemesi
TARİHİ : 26/06/2013
NUMARASI : 2012/106-2013/399

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, sigortası yapılmazsa Sosyal Güvenlik Kurumuna şikayette bulunacağını bildirmesi üzerine, artık minibüste akrabasının çalışacağı gerekçe gösterilerek 20.02.2012 tarihinde iş sözleşmesinin haksız şekilde işverence feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile izin, fazla çalışma ve genel tatil alacaklarını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, işi davacının terk ettiğini, davacının işten ayrıldığının davalı tarafından on gün sonra öğrenildiğini, sebebi sorulduğunda ise babasının hasta olduğunu ve çiftçilik işlerinin kaldığını bu sebeple memlekete gideceğini söylediğini, davacının aynı zamanda köyde çiftçilik de yaptığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davacı işçinin iş sözleşmesinin kim tarafımdan feshedildiği ve feshin haklı olup olmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Somut olayda; davacı işçi, sigortası yapılmazsa Sosyal Güvenlik Kurumuna şikayette bulunacağını bildirmesi üzerine, artık minibüste akrabasının çalışacağı gerekçe gösterilerek 20.02.2012 tarihinde iş sözleşmesinin haksız şekilde işverence feshedildiğini ileri sürerken; davalı işveren, işi davacının terk ettiğini, davacının işten ayrıldığının davalı tarafından on gün sonra öğrenildiğini, sebebi sorulduğunda ise babasının hasta olduğunu ve
çiftçilik işlerinin kaldığını bu sebeple memlekete gideceğini söylediğini savunmuştur. Tanık anlatımlarından, sigorta işlemleri ile ilgili olarak taraflar arasında bir anlaşmazlık yaşandığı anlaşılmaktadır. İşçinin sigorta primlerinin hiç yatırılmaması veya eksik bildirilmesi işçinin sosyal güvenlik hakkını ilgilendiren bir durum olsa da; sigorta primlerinin hiç yatırılmaması, eksik yatırılması veya düşük ücretten yatırılması hallerinde de işçinin haklı fesih imkanı vardır. Davacı, davalı işveren işyerinde işçi olarak çalışmasına rağmen çalışması boyunca Sosyal Güvenlik Kurumu primlerinin hiç yatırılmadığı dosya kapsamı ile sabit olup; iş sözleşmesinin Sosyal Güvenlik Kurumu primlerinin ödenmemesi sebebi ile işçi tarafından haklı sebeple feshedildiğinin kabulü dosya içeriğine daha uygun düşecektir. İş sözleşmesini haklı sebeple de olsa fesheden işçi kıdem tazminatına hak kazanır ise de ihbar tazminatına hak kazanamayacağından, davacının ihbar tazminatı isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3. Davacının hizmet süresi hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda; davacı işçi davalı işveren işyerinde 1994-20.02.2012 tarihleri arasında çalıştığını ileri sürerken; davalı işveren, davacının Haziran 1996-20.02.2012 tarihleri arasında çalıştığını, minibüste ehliyetsiz şoför çalıştırılmasının mümkün olmadığını ve davacının ehliyetini 09.10.1996 tarihinde aldığını, arada 01.09.2009-01.11.2011 tarihleri arasında davacı ile P. T. isimli şoförün minibüsü kiraladığını, bu dönemde kendisine aylık 3.500,00 TL kira ödendiğini savunmuştur. Talep edilen dönemde davacının Sosyal Güvenlik Kurumu kaydı bulunmamaktadır. Davacının sürücü belgesinin incelenmesinde 09.10.1996 tarihli olduğu anlaşılmaktadır. Yargılama sırasında dinlenen tanıklar da davacı ile P.T. isimli şoförün bir dönem davalının minibüsünü kiraladığını belirtmişlerdir. Mahkemece, davacı tanığı Z.. G..’nün beyanı esas alınarak davacının 21.07.1994-31.01.2012 tarihleri arasında çalıştığı kabul edilerek sonuca gidilmişse de; davacının ehliyetsiz olarak şoför sıfatı ile çalıştırılmasının mümkün olmadığı yönündeki savunmaya itibar edilerek, hizmet süresinin başlangıcı olarak ehliyetini aldığı tarih esas alınmalıdır. Yine davalı tanığı P. T.ve diğer tanık anlatımlarından savunmayı teyit eder şekilde bir dönem davacı ile P. T. isimli şoförün davalıya ait minibüsü kiraladığı anlaşılmakla, 01.09.2009- 01.11.2011 arası dönem hizmet süresinden dışlanmalıdır. Davacının hizmet süresi açıklanan şekilde belirlendikten sonra, kabul edilen alacaklar yeniden hesaplattırılıp hüküm altına alınmalıdır. Eksik inceleme ile sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 22.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.